AHMET ÇİĞDEM
AHMET ÇİĞDEM

Ahmet Çiğdem, 1964 doğumlu. Sosyoloji, siyasal ve sosyal teori alanında muhtelif çalışmaları mevcut. Ağırlıkla modernlik, dinsellik ve geç dönem Türkiye siyaseti üzerine yazıyor. Yayınlanan son kitabı: Mucizenin Etik Uğrağı (Ankara: Felix, 2019).

AHMET ÇİĞDEM
AHMET ÇİĞDEM

Ahmet Çiğdem, 1964 doğumlu. Sosyoloji, siyasal ve sosyal teori alanında muhtelif çalışmaları mevcut. Ağırlıkla modernlik, dinsellik ve geç dönem Türkiye siyaseti üzerine yazıyor. Yayınlanan son kitabı: Mucizenin Etik Uğrağı (Ankara: Felix, 2019).

TÜM YAZILARI

Şairlerin aynı zamanda birer düşünce adamı olmalarında bir mesele yok; mesele, düşünce adamlığı ve şairlik yerine “peygamberane” yahut “şairane” tutumun, düşünce yerine “poetik dictum”un ikame edilmesinde ve bu ikamenin, şiir ve düşünce kaçınılmaz olarak zayıfladığında, “jest”le dokunulmaz kılınmasında yatıyor. Şiirin, düşünce ve düşünürler için afektüel ve entelektüel bir engel oluşturduğu iddiası doğru değildir; şiir, tam […]

Etiko-politik bir mucize olarak 15 Temmuz’a ihanet edilmesinin Türkiye’de çok ama gerçekten çok derin ve o kadar da ‘anlaşılır’ bir nedeni var: Halkın ortaklığını kabul etmek zorunda kalmak. Bu ülkede siyasal ve toplumsal rejim halkı ilgâ etmek üzere kurulmuş. İdeolojik pozisyonları nasıl ifade edilirse edilsin, muktedirler açısından, halkın ortaklığından, “ayakların baş olmasından” daha büyük bir […]

Etiko-politik bir mucize olarak 15 Temmuz’a ihanet edilmesinin Türkiye’de çok ama gerçekten çok derin ve o kadar da ‘anlaşılır’ bir nedeni var: Halkın ortaklığını kabul etmek zorunda kalmak. Bu ülkede siyasal ve toplumsal rejim halkı ilgâ etmek üzere kurulmuş. İdeolojik pozisyonları nasıl ifade edilirse edilsin, muktedirler açısından, halkın ortaklığından, “ayakların baş olmasından” daha büyük bir […]

Gökhan Özcan’ın ‘öyküleri’, hem kendi kuşağının edebî yönelimlerini kavramamıza katkıda bulunması hem de oldukça tehlikeli bir bölgede, ‘ben’in etrafında olup bitenlere nasıl katlanabildiğini ifade etmesi bakımından değerli. Hikâyeci ve Öykücü   Gökhan Özcan, kendisini –ancak- “öykücü” olarak tanımlıyor ve hikâye yazarıyla, öykücü arasında oldukça keskin bir ayrım yapıyor, burada bir kelime tercihinden daha fazlası var. [1] Hikâyeci, […]

Görüldü ki toplumu, devlet eliyle, genellikle de cari toplumsal taleb inkâr edilerek, belli bir istikâmette dönüştürmeye çalışmak, bu amacın sahibi muhafazakâr dindarlar bakımından da kabul edilmez sonuçlara yol açacaktır. Türkiye toplumunun yaşadığı mevcut krizi anlamak ve karşılamak üzere yapılabilecek iyi şeylerden birisi de modern Türkiye’nin politik ve sosyal tecrübelerinin tabiatına yönelik bir kavrama çabası olacaktır. […]

Sitemizde mevzuata uygun biçimde çerez kullanılmaktadır. Bilgi için tıklayınız.