AHMET ÇİĞDEM

Ahmet Çiğdem, 1964 doğumlu. Sosyoloji, siyasal ve sosyal teori alanında muhtelif çalışmaları mevcut. Ağırlıkla modernlik, dinsellik ve geç dönem Türkiye siyaseti üzerine yazıyor. Yayınlanan son kitabı: Mucizenin Etik Uğrağı (Ankara: Felix, 2019).

AHMET ÇİĞDEM

Ahmet Çiğdem, 1964 doğumlu. Sosyoloji, siyasal ve sosyal teori alanında muhtelif çalışmaları mevcut. Ağırlıkla modernlik, dinsellik ve geç dönem Türkiye siyaseti üzerine yazıyor. Yayınlanan son kitabı: Mucizenin Etik Uğrağı (Ankara: Felix, 2019).

TÜM YAZILARI

Son derece objektif bir şekilde Arjantin’in şampiyon, Bolsonaro destekçisi Neymarlı Brezilya’nın ve güzide Krallığımızın futbol verimini yavaş yavaş öldüren Gareth Southgate’in, Avrupa’nın belki de en yetenekli kadrosunu yerlerde süründüren Roberto Martinez’in rezil olmasını ümid ediyorum. B planım yok. C planım (Almanya şampiyon), kahır ve keder. 80’lerde suçluluk duygusuyla herkes futbol sevdiğini ve seyrettiğini gizledi, 90’larda […]

Son derece objektif bir şekilde Arjantin’in şampiyon, Bolsonaro destekçisi Neymarlı Brezilya’nın ve güzide Krallığımızın futbol verimini yavaş yavaş öldüren Gareth Southgate’in, Avrupa’nın belki de en yetenekli kadrosunu yerlerde süründüren Roberto Martinez’in rezil olmasını ümid ediyorum. B planım yok. C planım (Almanya şampiyon), kahır ve keder. 80’lerde suçluluk duygusuyla herkes futbol sevdiğini ve seyrettiğini gizledi, 90’larda […]

6’lı masadaki muhafazakâr kanadın yaşadığı çelişkiler, sağ politik malzemeyle karşı karşıya gelmek, bu malzemeyle hesaplaşma kaygısının ürünü. Gelgelelim, bu malzeme bir şekilde değişmeden, değiştirilmeden mesafe almak da imkânsız. Yıllarca önce, Esenboğa’dan şehre otobüsle dönerken, yolun sağında ve solunda ellerinde Avrupa Birliği, AKP ve Türk bayrakları taşıyan insanlar gördüm -Birlik bayrakları daha çoktu. Trafik ağır ilerlediğinden, […]

Doğan Özlem, bu üniversite düzenine bol gelen hüviyetiyle iyi hocalık yaptı, üretken, çalışkan ve alçak gönüllüydü. İnsan obitüer yazmaya başlayınca yaşlanmıştır. Hem “gidenlere” kronolojik olarak daha yakındır hem de bu yakınlığın temsil ettiği dünyanın çöktüğünü, ortaklıkların etrafının kuşatıldığını, anlayışın ve içgörünün çözüldüğünü farketmiştir. Dile sinen kekrelik, hayattaki yalpalama, yazıklanışın hüznü, yazarın kaçınılmaz sona karşı çâresizliğini […]

Serdar’ın cennet arayışındaki durakları, tecrübeleri, çıkmazları bir tarafıyla çok tanıdık. 70’den 90’lara gelince kadar Türkiye’de birçok insan benzer yollardan geçti, benzer şeyler yaşadı ama bunları paylaşmayı ve sonuçta dibe vuruşunu kayda geçirmeyi ve başkalarıyla paylaşmayı düşünmedi. Ziyaüddin Serdar’ın otobiyografik metnini* okuduğumda, aklıma gelen şeylerden bir tanesi, Türkiye’de birçok bakımdan Serdar’ın hikâyesine benzer hikâyeler yaşamış, benzer […]

Âşıklar Bayramı, bir kefâret hikâyesi olmayı başaramıyor, çünkü yanlış ve bu yanlışa kurban edilenler böyle bir hikâye için silik kalıyor. Eksiklik, babalıkta değil, bütün anlatılanlarda. Âşıklar Bayramı, Kemal Varol’un, aynı adlı romanından[1] sinemaya uyarlanmış bir film, yönetmen Özcan Alper senaryoyu romancıyla birlikte yazmış.[2] Özcan Alper’in ilk filmi, Sonbahar (2007) sol siyaset içerisinden gelen ve uzun […]

Bu ülkede azıcık farklı bir alışkanlığınız, merâkınız varsa, bundan dolayı ya çâresiz bırakılırsınız yahut perişân edilirsiniz. Tıpkı mecburî ideolojik yüklemlerin siyasal hayatı yönlendirmesi gibi, gündelik hayatı da yoksun bırakma, olmadı sosyal ve ekonomik zorlama pratikleri belirliyor.    1987 ya da 88 yılı olmalı; tam hatırlamıyorum, günde 4 paket Uzun Samsun sigarası içiyordum. Bu aşağı yukarı […]

Üsküdar gerçekten düştü mü? Bu düşüşü sağlıyan, Üsküdar’da yaşamakla birlikte mahalleyi koruma kaygısı olmayan muhafazakâr seçkinlerin tavrı mı, mahallî idarecilerin aldığı kararlar mı, yoksa bu düşüş, başka ve bütün bir çöküşün kaçınılmaz neticesi mi? Üsküdar çok önceleri düşmüş olabilir mi meselâ? Günler ama hızlı ilerliyor uçan kuşlardan, ağaçlarda ansızın belirten karaltı, Üsküdar’da gölgeliyor bir çok […]

Herhangi bir sosyal ve politik tasarıyı güvenilmez kılan, kurtuluşu çıkılacak ilk düzlükte garanti etmesidir; buna karşılık, bir tasarıyı değerli yapacak şeyse, sorun çözme kapasitesinde değil, daha baştan bu tür bir işlevselliği reddetmesinde yatar, bu yüzden cevapladıklarıyla değil, sorduklarıyla anlam kazanır. Burada, demokrasi, din eleştirisi ve kültürün ihyâsı başlıklarıyla önümüzdeki meseleleri yeniden formüle etmeye yönelik basit […]

Giorgio Agamben, iptâl kültürü, entelektüel zorbalık ve vasatlık tahakkümünün, sevk ve idâre karnavalının son kurbanı değil, olmayacak da.   Pandemi insanların sadece sağlıklarına zarar vermedi, düşünme alışkanlıklarında ve hayat biçimlerinde de onulmaz yaralar açtı. Bununla elbette, pandemi öncesi “cennette yaşanıldığı” varsayımına yönelemeyiz. Tam tersine, cennetin kapısının dünyanın büyük bir kısmı için resmi olarak kapatıldığı, ekolojik, […]

Sitemizde mevzuata uygun biçimde çerez kullanılmaktadır. Bilgi için tıklayınız.