AHMET ÇİĞDEM

Ahmet Çiğdem, 1964 doğumlu. Sosyoloji, siyasal ve sosyal teori alanında muhtelif çalışmaları mevcut. Ağırlıkla modernlik, dinsellik ve geç dönem Türkiye siyaseti üzerine yazıyor. Yayınlanan son kitabı: Mucizenin Etik Uğrağı (Ankara: Felix, 2019).

AHMET ÇİĞDEM

Ahmet Çiğdem, 1964 doğumlu. Sosyoloji, siyasal ve sosyal teori alanında muhtelif çalışmaları mevcut. Ağırlıkla modernlik, dinsellik ve geç dönem Türkiye siyaseti üzerine yazıyor. Yayınlanan son kitabı: Mucizenin Etik Uğrağı (Ankara: Felix, 2019).

TÜM YAZILARI

Üsküdar gerçekten düştü mü? Bu düşüşü sağlıyan, Üsküdar’da yaşamakla birlikte mahalleyi koruma kaygısı olmayan muhafazakâr seçkinlerin tavrı mı, mahallî idarecilerin aldığı kararlar mı, yoksa bu düşüş, başka ve bütün bir çöküşün kaçınılmaz neticesi mi? Üsküdar çok önceleri düşmüş olabilir mi meselâ? Günler ama hızlı ilerliyor uçan kuşlardan, ağaçlarda ansızın belirten karaltı, Üsküdar’da gölgeliyor bir çok […]

Herhangi bir sosyal ve politik tasarıyı güvenilmez kılan, kurtuluşu çıkılacak ilk düzlükte garanti etmesidir; buna karşılık, bir tasarıyı değerli yapacak şeyse, sorun çözme kapasitesinde değil, daha baştan bu tür bir işlevselliği reddetmesinde yatar, bu yüzden cevapladıklarıyla değil, sorduklarıyla anlam kazanır. Burada, demokrasi, din eleştirisi ve kültürün ihyâsı başlıklarıyla önümüzdeki meseleleri yeniden formüle etmeye yönelik basit […]

Giorgio Agamben, iptâl kültürü, entelektüel zorbalık ve vasatlık tahakkümünün, sevk ve idâre karnavalının son kurbanı değil, olmayacak da.   Pandemi insanların sadece sağlıklarına zarar vermedi, düşünme alışkanlıklarında ve hayat biçimlerinde de onulmaz yaralar açtı. Bununla elbette, pandemi öncesi “cennette yaşanıldığı” varsayımına yönelemeyiz. Tam tersine, cennetin kapısının dünyanın büyük bir kısmı için resmi olarak kapatıldığı, ekolojik, […]

Mehmet Azimli’ye çalıştığı üniversite tarafından başlatılan “idarî soruşturma”, sonucundan bağımsız olarak medenî bir toplum ve ülke için utanç verici bir olaydır ve maalesef epeydir, sadece başkaları adına utanmaya şartlandırıldığımızdan, daha kötü şeylerin de olabileceğinin işâretidir. Yeni Şafak gazetesinin 3 Ocak 2014 tarihli nüshasında bir haber var. Prof. Dr. Mehmet Azimli, o vakitler Cemaate “hediye edilen” […]

Pandemi sürecinde daha da derinleşerek enflasyon, işsizlik ve liranın dramatik değer kaybıyla somutlaşan iktisadî krizin, hikâyenin sonunda bir “mutlu geleceği” garanti etmiyeceğini kavramak gerekiyor, böylece hem meseleyi hem de hâllini daha aklî bir biçimde konuşabiliriz. Yazının başlığı, Halit Ziya Uşaklıgil’e ait; şimdi, aşağıda açıklamayı ümid ettiğim şeylere bir başlangıç olarak, her sosyal problemin aynı zamanda […]

Erdoğan, babam ve benzerlerinin ilgilerini uzun süreli bir siyasal bağlanma politikasına dönüştürdü ama bu tercihlerinin sosyal karşılıkları konusunda duyarlı davranmadı. Onları sürekli yanına çağırmaktan, yanlarına gitmeye fırsat bulamaz oldu. Bu bağlılığın, Türkiye’nin daha yaşanılabilir bir ülke olarak gelişmesi ihtimâline gönül indirmedi. Babamı kaybettim; 4 sene kanser ve sonrasında oluşan komplikasyonlarla mücadele etti. Geçtiğimiz Cumartesi akşamı […]

Erdoğan, babam ve benzerlerinin ilgilerini uzun süreli bir siyasal bağlanma politikasına dönüştürdü ama bu tercihlerinin sosyal karşılıkları konusunda duyarlı davranmadı. Onları sürekli yanına çağırmaktan, yanlarına gitmeye fırsat bulamaz oldu. Bu bağlılığın, Türkiye’nin daha yaşanılabilir bir ülke olarak gelişmesi ihtimâline gönül indirmedi. Babamı kaybettim; 4 sene kanser ve sonrasında oluşan komplikasyonlarla mücadele etti. Geçtiğimiz Cumartesi akşamı […]

Dilek Kartal, kendi sesine sahip çıkmaya çalışan ama bu sahiplenmeyi şiirinin esas meselesi hâline getirmeyen ve üstelik şiirsel romantizme de teslim etmeyen bir sesle yazıyor şiirlerini. Şiirsel karalıkla, bir taraftan belli bir dönemin şiirine bağlanmayı isteyen, ancak bunu tam başaramayan (belki başarmak istemeyen), yine de bu bağlanma isteminin izlerini taşıyan, diğer taraftan konusuyla politik olmaya […]

İtalya, Mancini’nin oynattığı “büyük futbol”la değil, kendi liginin ve futbolcusunun emeğine saygı duyması, yıldız parlaklığı yerine takımın toplam verimine yatırım yapması nedeniyle şampiyon oldu. Avrupa Şampiyonası, uluslararası turnuvaların şüphesiz en kalitelisi. Aynı zamanda oynanan Copa Amerika’yla mukayese edildiğinde, ki esas olarak, Avrupa’da göçmen işçilik yapan futbolcuların öne çıktığı bir turnuva oluyor, üstelik 24 takımlı bir […]

Guardiola örneği iyi bir teknik direktörün işler yolunda giderken değil, sorunlar ortaya çıktığında ne yaptığının daha önemli olduğunu gösteriyor.  İstanbul Olmadı   Şampiyonlar Ligi Finali İstanbul’da oynanacaktı, olmadı. Vaka ve ölüm sayıları ortadayken bize düşen, UEFA’ya, “Chelsea ve City’i takım ve taraftarlarını misafir etmekten gurur duyarız; fakat tereddütleri de anlıyoruz ve yer değişikliği konusunda alınacak […]

  • 1
  • 2

Sitemizde mevzuata uygun biçimde çerez kullanılmaktadır. Bilgi için tıklayınız.