Avrupa Mark Carney’e Kulak Vermeli

Trump’ın gümrük vergilerini geri çekmesi kimseyi rehavete sürüklememeli. Avrupa Birliği, Kanada ve Japonya’nın yanı sıra kendisi gibi düşünen diğer ülkelerle güçlerini birleştirmeli.

abd venezuela yarımküre

Avrupa Birliği (AB) liderleri, Kanada Başbakanı Mark Carney’nin bu yıl Dünya Ekonomik Forumu’nda verdiği çığır açıcı ders üzerinde düşünseler iyi ederler.

 

Carney, büyük güçlerin giderek daha fazla hak iddia ettiği yeni yağmacı büyük güçler çağına ilişkin isabetli analizinde uluslararası ilişkilerdeki kabalaşmayı “bir geçiş değil, bir kopuş” olarak tanımlamakla kalmadı, Kanada gibi liberal demokratik “orta güçlerin” ve aynı zamanda Avrupa ülkelerinin, baskıya karşı koymak ve toprak bütünlüğü, hukukun üstünlüğü, serbest ticaret, iklim hareketi ve insan hakları ilkelerini mümkün olduğunca savunabilmek için koalisyonlar kurmaları gerektiğini de belirtti. Kanada’nın hâlihazırda izlediği, ticaretini ve tedarik zincirlerini çeşitlendirdiği ve hatta Donald Trump’ın Kanada yapımı otomobillere yönelik gümrük vergilerine karşı koymak için pazarını Çin elektrikli araçlarına açtığı korunma stratejisini anlattı.

 

Carney’nin Batı liderliğindeki “kurallara dayalı uluslararası düzen” çağının, tüm kusurları ve tutarsızlıklarıyla birlikte, geri gelmeyeceğini net bir şekilde kabul etmesi, birçoğu hala Trump’ı kendi çıkarlarını dikkate alması için pohpohlayabileceklerine, rüşvet verebileceklerine ve onu yatıştırabileceklerine inanıyor gibi görünen Avrupalı liderler arasındaki tereddütle tezat oluşturuyor. Trump’ın NATO’dan çıkma ya da Ukrayna’yı Rusya’nın bölmesine terk etme korkusu, müttefiklerine yönelik zorbalığına karşı güçlü bir duruş sergilemelerine şimdiye kadar engel oldu.

 

ABD Başkanı’nın Grönland’ı ele geçirme ısrarı ve geçen hafta Danimarka’ya destek için Grönland’a küçük bir keşif gücü gönderen Avrupalı müttefiklerine karşı cezalandırıcı gümrük vergileri tehdidi, Avrupa’nın nihayet ortak ve kararlı bir tepki vermesine neden olan o kırmızı çizgi olabilir. Ancak bu da kesin değil; AB liderleri bir yanda gerilimi düşürme ve pazarlık yapma, diğer yanda da herhangi bir müzakere öncesinde güç dengesi oluşturmak üzere gerilimi tırmandırma arasında kararsız kalmaya devam ediyor.

 

Trump, Davos’ta yaptığı kavgacı konuşmanın ardından, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile yaptığı görüşmelerde Grönland konusunda “gelecekteki bir anlaşmanın çerçevesini oluşturduğunu” ve tehdit ettiği ek gümrük vergilerini uygulamayacağını açıklayarak suları bulandırdı. Ancak Avrupalılar rehavete kapılmamalı.

 

Carney’nin Davos’ta verdiği ders daha net ve yerinde olamazdı. “Bir hegemonla ikili müzakereler yürüttüğümüzde, zayıf bir konumdan pazarlık ederiz. Sunulanı kabul eder, en uyumlusu olmak için birbirimizle rekabet ederiz.” diye uyardı. “Bu egemenlik değildir. Bu, boyun eğmeyi kabullenirken egemen rolü yapmaktır. Büyük güç rekabetinin yaşandığı bir dünyada, arada kalan ülkelerin bir seçeneği var: Göze girmek için birbirleriyle rekabet etmek ya da etkili bir üçüncü yol yaratmak için güçlerini birleştirmek.”

 

Bir başka deyişle Avrupa, ancak birlik ve güç içinde hareket ederse ve Kanada’nın yanı sıra Japonya, Avustralya, Brezilya ve Hindistan gibi benzer düşünen ülkelerle güçlerini birleştirerek yeni ticaret paktları ve kuralları oluşturursa Trump ABD’sinin gücünü kötüye kullanmasını durdurmayı bekleyebilir.

 

AB liderleri, Trump’ın Grönland’ın kontrolünü Danimarka’dan alma talebine yanıt olarak Perşembe akşamı (22 Ocak 2026’da) acil bir zirve düzenledi. Trump’ın AB üyelerine karşı daha ileri adımlar atması halinde, 93 milyar Avro değerindeki ABD ürünlerine misilleme gümrük vergisi koyma konusunda anlaşarak Danimarka’ya desteklerini göstermeliler. Ayrıca, Avrupa’yı sıkıştırmaya çalışan yabancı bir güce karşı kapsamlı ekonomik ve düzenleyici tedbirler alınmasına olanak tanıyan zorlama karşıtı aracını, “ticaret bazukasını”, harekete geçirecek süreci başlatmalılar. Bu süreç, Avrupa Komisyonu’nu ABD’nin bir AB üyesini sıkıştırmaya yönelik hamlelerine ilişkin soruşturma açmaya davet etmesiyle başlayacaktır.

 

Avrupa Parlamentosu bu hafta, ABD başkanının geçen yıl AB’ye dayattığı aşağılayıcı eşitsiz ticaret “anlaşmasının” bir parçası olan ABD mallarına yönelik gümrük vergisi indirimlerinin onaylanmasına ilişkin oylamayı süresiz olarak erteleyerek, Trump’ın tehditlerinin ekonomik bedelini Washington’a ödetme yolunda ilk adımı attı. Ancak AP üyeleri daha sonra Mercosur (Arjantin, Brezilya, Paraguay, Uruguay ve Venezuela arasında üye ülkelerin birbirleriyle ticaret yapmalarını kolaylaştıran bir ticaret anlaşması) grubundaki dört dinamik Güney Amerika ekonomisiyle uzun süredir ertelenen bir ticaret anlaşmasını Avrupa Adalet Divanı’na gönderme kararı alarak, AB’nin ticareti çeşitlendirme stratejisini sekteye uğratmaya devam etti. Büyük bir siyasi güce sahip olan sığır eti çiftçilerine yönelik bu taviz, anlaşmanın onaylanmasını yaklaşık iki yıl geciktirecek ve Brüksel ile ticaret anlaşmaları yapmak için sıraya giren diğer ülkelere soğuk bir mesaj verecektir.

 

Komisyon şu aralar, Mercosur anlaşmasının ekonomik faydalarından vazgeçmek ya da mahkemenin kararı ve nihai onayını beklerken, anlaşmada öngörüldüğü gibi geçici olarak uygulamaya koyarak yasama organına karşı gelmek arasında hassas bir seçimle karşı karşıya.

 

Carney’nin verdiği en önemli mesaj, siyasi liderlerin dünyayı istedikleri gibi değil, olduğu gibi ele almaları gerektiği. “Nostalji bir strateji değildir” diye uyardı Carney. Avrupalı liderler, Trump’ı övmenin veya bir taviz de daha bulunmanın, onun doyumsuz iştahını gidereceği gibi yanlış bir kanıya kapılarak, modası geçmiş Atlantikçiliğin verdiği konforun arkasına sığınırsa hata eder. Hiçbir Avrupalı lider, uluslararası hukuk ve BM kapsamı dışında, ABD’nin hegemonyasını pekiştirme amacı güttüğü oldukça açık olan sözde “barış kuruluna” katılmayı kabul etmemeli.

 

Şimdi Avrupa’nın sancılı da olsa bir özgürleşme sürecini kucaklaması, kurallara dayalı yönetişim ve ticaretin devamı için dünya çapında ortaklar araması gerekiyor. Carney yolu gösterdi.

 

Bu yazı The Guardian sitesinde yayınlanmış olup, Evrim Yaban Güçtürk tarafından Perspektif için çevrilmiştir. Yazının orijinal linki için burayı tıklayınız.

İLGİLİ YAZILAR

Sitemizde mevzuata uygun biçimde çerez kullanılmaktadır. Bilgi için tıklayınız.