Türkiye’nin bugünkü siyasi rejimi ile 1921 Anayasasının kurduğu sistem kadar birbirine zıt iki sistem tasavvur edilemez. Aradaki tek benzerlik, her ikisinin de kuvvetler ayrılığı değil, kuvvetler birliği prensibine dayanmalarıdır. Ancak bugünkü Türk sistemi bütün yetkileri Cumhurbaşkanında toplamış olduğu halde, 1921 Anayasası bütün yetkileri TBMM’de toplamış, dünyada örnekleri pek az olan bir “meclis hükümeti” sistemi yaratmıştır. […]

Cumhur İttifakı’nın yeni anayasa ve Uzay Vatan hamleleriyle yaratmak istediği yeni öyküye alternatif olacak öykünün çok önemli bir boyutu 1921 Anayasası referansı içinde yapılacak yeni anayasa çağrısıdır.  Yüzüncü yılında; hem 1921 Anayasası’na içerdiği kurucu, demokrat ve devrimci yapısı içinde sahip çıkacak  hem de kentli ve çoğulcu Türkiye’nin demokratik, adil ve iyi yönetiminin temel normlarını bu […]

Demokratik süreçlerin işlediği ve yönetimin seçimlerle belirlendiği bir ülkede, asıl olan iyi yöneticilerin varlığı değil, devletin demokratik karakteri, tüm vatandaşların eşit haklara sahip olduğunun kabul edilmesi, yasaların demokratik geleneğe göre hazırlanmış olması ve bunların düzenli olarak uygulanmasıdır. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “esasen Türkiye’de sorunların kaynağının 1960’tan beri hep darbeciler tarafından yapılan anayasalar olduğu açıktır” ifadesiyle gündeme gelen […]

Hukukçu ya da sivil toplum tarafındaki bazı ilgililerin, AİHM’in kararlarında siyasi davrandığı, beklentileri karşılamadığı yönündeki görüşleri, Hamit Pişkin davasına biçtikleri rol ve OHAL rejimine ilişkin AİHM’in daha radikal bir yaklaşım sergilemesi beklentisiyle yakından ilgiliydi. Onlara göre AİHM, OHAL’de alınan önlemleri onaylayıcı, OHAL KHK’sına dayanan işlemin yasal dayanağının bulunduğunu kabul eden Türkiye yanlısı bir karara imza […]

Bu ülke herkesin ülkesi, muhalefetin vatan hainliğiyle, teröristlikle itham edilmesinin ne kadar yanlış olduğunu hepimiz yaşayarak öğrendik. Bu ülkeyi herkesin ülkesi haline getirmenin yolu herkesin üzerinde uzlaşacağı yeni bir Anayasa yapmaktan geçer.  Türkiye’de adalet sistemi her dönemde siyasal tartışmaların odağında yer aldı. Gündemi son dönemde işgal eden reform tartışmalarının başlangıcı da sonu da yine hukukta […]

Bugünkü siyasal rejimin yerine, gerçek bir demokratik anayasanın kabul edilmesini savunan bütün siyasal partilerin, sivil toplum kuruluşlarının ve düşünürlerin, topluma vaadleri arasında yerel demokrasinin güçlendirilmesi hususu, mutlaka yer almalıdır. Demokrasinin yerel düzeyde işlemediği bir ülkede, ülke düzeyinde işlemesi de son derece güçtür. Yerel Demokrasi Yerel demokrasi, çağdaş demokrasinin önemli boyutlarından biridir. En basit tanımıyla yerel […]

Sadece bir kanun ve kurumsal hiyerarşi krizi de yaşamıyoruz; aynı zamanda politik öznenin yitimi, politik öznenin vatandaşlık kavramı ile arasındaki makasın giderek açıldığı; siyasetin aktüel anlamda bu krizin baş aktörü olduğu bir kriz yaşıyoruz. Türkiye son günlerde yüksek yargı hiyerarşisinin tepetaklak edilmesi ve yürütmenin de bu normatif hiyerarşik krize eklemlenmesiyle ağır bir “devlet krizi” yaşıyor. […]

Güçlendirilmiş parlâmenter sisteminin tesisi ve yargının gerçek anlamda bağımsızlığa kavuşturulması; bu kavramların içeriği ve ne gibi yöntemlerle gerçekleştirilebileceği konularında muhalefetin fikir birliği içinde olduğu görülüyor. Ancak bu değişiklikler gerçekleştirilebildiği takdirde, Anayasanın diğer birçok hükmünde önemli değişiklikler yapmak da zorunlu hale gelecektir. Yürürlükteki hükûmet sistemini eleştiren bütün muhalefet partilerinin, güçlendirilmiş (iyileştirilmiş, akılcılaştırılmış) parlâmenter sisteminin tesisi ve […]

Sitemizde mevzuata uygun biçimde çerez kullanılmaktadır. Bilgi için tıklayınız.