Geldiğimiz nokta bir temenni ya da şikâyet değil, çıplak bir tespittir: Entelektüel ilgi üniversiteyi terk etmiştir. Ancak bu bir yok oluş değil, zayıflasa da bir mecra değişimidir. Üniversite içinde kaybettiğimiz entelektüalizm münzevi hayatlarda, unvan ve indekslerin önemsenmediği; meselelerin sadece mesele olarak ele alındığı açık ve samimi muhabbetlerde ve bilgiyi bir sermaye birikimi olarak değil, bir var oluş davası olarak sırtlanan bağımsız birlikteliklerde hayat bulmaktadır.