Türkiye’de kentlerin önem kazanması, köyden kente göçün hızlanması ve kentlerin nüfusunun ciddi ölçüde artması ile söz konusu oldu. 1950’lerin başında sosyal ve ekonomik kaygılarla, dönemin sosyoekonomik politikalarının ürünü olarak artan kent nüfusu, 1960-1980 arasındaki dönemin politikalarını büyük ölçüde belirledi. Siyasetin merkezi kentlere kayarken; gecekondulaşma, politik kimliklerin yükselişi ve sosyal demokrat belediyecilik birbirine paralel olarak gelişti.

Türkiye’de 2000’li yılların ilk yarısında gerçekleştirilen yerel yönetim reformlarının, Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’nda yer alan temel ilkelerin ve standartların dikkate alınarak hazırlandığı ve ölçek, idari vesayet, katılımcılık, yetki ve sorumluluk ile idari ve mali özerklik gibi konuları kapsayan, yerelleşme süreçlerine katkı yapan ve yerel özerkliği geliştiren düzenlemeler olduğu görülmektedir. Dolayısıyla Şart’a konulan çekinceleri sürdürmenin […]

Sitemizde mevzuata uygun biçimde çerez kullanılmaktadır. Bilgi için tıklayınız.