EMİNE UÇAK ERDOĞAN

1973 yılında Siirt’in Şirvan ilçesinde doğdu. İlköğretimi ve liseyi Şirvan’da tamamlayan Uçak, 1990 yılında İstanbul İletişim Fakültesi’ni kazandı ve buradan 1994 yılında mezun oldu. Uçak gazetecilik ve televizyonculuğun yanında uzun süre İhlas Haber Ajansı ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi gibi çeşitli kurumlarda çalıştı. Sivil toplum alanında gönüllü ve profesyonel olarak bir çok kuruluş ve platformda yer alan Emine Uçak, yüksek lisans eğitimini Medeniyet Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Kültürel İncelemeler bölümünde, İstanbul’daki Suriyeliler: Gündelik Hayat ve Mekan isimli teziyle tamamladı. Yayımlanmış kitapları: “Çanakkale Savaşı'nda Kürt Civanlar”, Keje: Bir Gecede Büyümek ve Malan Barkirin (Özlem Yağız, D. Yıldız Amca ve Necla Saydam’la birlikte)

EMİNE UÇAK ERDOĞAN

1973 yılında Siirt’in Şirvan ilçesinde doğdu. İlköğretimi ve liseyi Şirvan’da tamamlayan Uçak, 1990 yılında İstanbul İletişim Fakültesi’ni kazandı ve buradan 1994 yılında mezun oldu. Uçak gazetecilik ve televizyonculuğun yanında uzun süre İhlas Haber Ajansı ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi gibi çeşitli kurumlarda çalıştı. Sivil toplum alanında gönüllü ve profesyonel olarak bir çok kuruluş ve platformda yer alan Emine Uçak, yüksek lisans eğitimini Medeniyet Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Kültürel İncelemeler bölümünde, İstanbul’daki Suriyeliler: Gündelik Hayat ve Mekan isimli teziyle tamamladı. Yayımlanmış kitapları: “Çanakkale Savaşı'nda Kürt Civanlar”, Keje: Bir Gecede Büyümek ve Malan Barkirin (Özlem Yağız, D. Yıldız Amca ve Necla Saydam’la birlikte)

TÜM YAZILARI

Yapay zekâ yaygınlaştıkça bazı mesleklerin ortadan kalkacağı konuşuluyordu. 19 Mart’tan sonra yaşananlar daha vahim bir duruma işaret ediyor. Meslekler güncellenir, yenileri oluşur. Ancak yapay zekânın yaptığı akıl yürütmeyi bile kamusal alanda net yap(a)mayan insanlık halinin alarm verdiği açık. Yapay zekânın vicdanından geriye düşmekten daha vahim ne olabilir ki insanlık için? 19 Mart’tan bu yana yaşananlarla […]

Hollandalı iletişim bilimci Cees J. Hamelink’in İletişim ve İnsan Hakları kitabı, insan hakları rejiminin iletişim süreçleri ile nasıl bütünleştiğini, bu hakların günümüzde nasıl ihlal edildiğini örnekleriyle birlikte ele alırken, bu denklemde adil bir toplumsal düzenin nasıl inşa edileceğinin imkânlarını sorguluyor. İfade hürriyetinde diğer temel hakların çoğunda olduğu gibi ‘silüet baktığın yere göre değişir’ iklimine uygun […]

İktidar kendine içten dışa farklı siyaset hatları açarken muhalefeti siyasetsizlikle kuşatmaya, ideolojik tartışmaların içinde hareketsiz kılmaya çalışıyor. Oysa yapılacak iş belli… Siyaset iktidarın ya da rakibin başarısı-başarısızlığı üzerine yapılmaz. Rakip analizi en fazla bir seçim kampanyası konusudur. Muhalefetin ibresini o yüzden iktidara değil, kendine ve millete yöneltmesi ve onun basiretine güvenmesi gerekiyor. Kartalkaya faciasıyla birlikte […]

Devlete, onun imkânlarına ve dahi ötekine alan daraltmasına yaslanmayla yapılan üretimlerle kültürel iktidar ancak dönemlik elde edilir. Kalıcılıksa sözün, eylemin gücüne ve onu söyleyenin hakikatine bağlı. Geçtiğimiz haftalarda gündeme damgasını vuran konulardan biri, her seferinde başka bir vesileyle gündeme gelen ‘kültürel iktidar’ tartışmalarıydı. Gassal dizisiyle başlayan tartışma, dizi sektöründeki tekelleşme etrafındaki iddialarla büyüdü ve her […]

Toplumun, duygulardan ekonomik güce kadar çok farklılaştığı ve bireylerin giderek kendini güçsüz hissettiği bir durumda gözler yine siyasete, siyaset aktörlerine dönüyor. Sorunların üzerine kararlılıkla giden ve uzun vadeli çözümler üreten politikalara ihtiyaç artıyor. Tam da bu nedenle ikircikli, net olmayan eski siyasi alışkanlıklar yerine; cesaret ve kararlılıkla toplumun refah, güvenlik, esenlik, eşitlik, adalet talebine cevap […]

BM’nin belirlediği gönüllülük, güvenlik ve sürdürülebilirlik ilkeleri göz önüne alındığında, kitlesel geri dönüşlerin kısa vadede mümkün olmadığını görmemiz lazım. Suriye’deki mevcut koşullar, güvensizliğin yanı sıra belirsizliklerle dolu. Baas rejiminin çöküşü, Esad’ın kaçarak gitmesi, ülke içinde olduğu kadar dünyanın dört bir yanındaki Suriyeliler tarafından da kutlanmaya devam ediliyor. Karabasan gibi bir dönem nihayet bitti onlar için. […]

Siyaset, bir yönüyle toplumun dinamiklerini belirleyen bir oyun tahtasıdır. Bu oyun, bazen tarafların birbirini dengelediği bir alan olurken, bazen de kazananın tüm ödülleri aldığı sıfır toplamlı bir oyun şeklini alır. Türkiye’nin mevcut siyasi atmosferi, daha çok ikinci kategoriye giriyor. Oysa siyaset her zaman sıfır toplamlı bir oyun olmak zorunda değil. Türkiye’de uzun zamandır siyasetten gündelik […]

Türkiye’nin geleceği, eğitimde fırsat eşitliğini sağlamaktan ve tüm çocukların eğitimde kalmasını temin eden sürdürülebilir çözümlerden geçiyor. Eğitimden kopan her çocuğun geleceğe dair kaybedilen bir umut olduğu bilgisiyle kayıpların telafisi, günü kurtaran palyatif çözümlerle değil, uzun vadeli ve eşitlikçi politikalarla sağlanmalı. “2024 Eğitim İzleme Raporu”, eğitimdeki eşitsizliğin giderek kalıcılaştığına dair çarpıcı veriler ortaya koyuyor. Eğitim Reformu […]

Çok şey istemiyoruz aslında; ülkeyi yönetenler olarak sadece iyi gidenleri veya geçmişte iyi yapılmış işleri değil tahribat oluşturan konularda sorumluluğunuzu da kabul edin. Ve kendinize tanıdığınız geniş yetkileri olmasa da en azından ifade ve düşünce özgürlüğünü, hukuk önünde eşitliği, adaletin tecelli etme hakkını herkese tanıyın. Her fırsatta toplumu kutuplaştırmaktan vazgeçin. Türkiye, Bahçeli’nin Meclis kürsüsünden ezber […]

Kerhen kabul edilen ‘infaz ve ıslah sistemindeki boşluklar’ bugün binlerce kadının, çocuğun sistematik şiddete uğramasının, gündelik hayatta adalet ve güvenlik duygusunun zedelenmesine sebebi. Geçtiğimiz hafta İstanbul’da iki genç kızımızın vahşice katledilmesiyle sarsıldık. Kadın cinayetlerini, kadına karşı şiddeti, özellikle bunu gerçekleştiren kişinin bireysel patolojisiyle ilgili durumlar da varsa, münferit bir suç ya da kişisel sapma olarak […]

Sitemizde mevzuata uygun biçimde çerez kullanılmaktadır. Bilgi için tıklayınız.