Biden Kutuplaşmayı Azaltmanın Yollarını Aramalı

Demokrasi oylar kadar ahlaki değer ve normlara dayanır. Biden bu koruyucu duvarları yeniden kurmaya çalışmalı. Nitekim dış politika da sadece askeri ve ekonomik gücümüze değil ahlaki örnekliğimizden kaynaklanan ve son dört yılda ciddi anlamda azaltılan yumuşak gücümüze de bağlı.

Share on twitter
Share on facebook
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on email

Project Syndicate, Say More (Daha Çok Konuş) bölümünde bu hafta Harvard Üniversitesi profesörlerinden Joseph S. Nye, Jr. ile konuştu.

 

Project Syndicate: Eylül’de Donald “Trump’ın seçim cazibesi iç politikayı tahrik edebilir ama özellikle ikinci kez seçilmesi halinde dünya siyaseti üzerindeki etkisi dönüştürücü olabilir.” yazmıştınız.  Ama tekrar seçilemedi. Bu durum “tarihi bir kazanın sonuna” geldiğimizi gerçekten temin etmeye yeter mi? Hangi değişiklikler en azından kolay kolay geri alınamaz?

 

Joseph Nye: Trump tekrar seçilmiş olsaydı çok taraflı kurum ve ittifakların oluşturduğu uluslararası sisteme gelen zararı onarmak çok zor olurdu. Avrupalı bir arkadaşımın dediği gibi “dört yıl için nefesini tutmak zordur ama sekiz yıl tutmak imkansız.”

 

Ama Joe Biden Paris İklim Anlaşması’na ve Dünya Sağlık Örgütü’ne yeniden katılıp Amerika’nın sıkışan ittifaklarını güçlendirme vaadinde bulunmuştu. Bu iyiye işaret. Yine de güveni onarmak zaman alacak, özellikle de 70 milyondan fazla Amerikalı Trump’a oy verdiği için. Bu durum Trumpizmin Trump olmadan da yaşayacağını gösteriyor.

 

Ahlak Önemli mi? FDR’den Trump’a Başkanlar ve Dış Politika kitabınızda 1945’ten itibaren 14 başkanı puanlamış ve Trump’a resmen “yetersiz” notu vermiştiniz. Şimdi olsa ona hangi notu verirdiniz? Hangi başlangıç politikaları Biden’ı “üst-çeyrekteki başkan” olma yoluna sokar?

 

The Washington Post’un teyit editörleri Trump’ın tek dönemlik başkanlığı sırasında 20.000’den fazla yalan söylediğini iddia etti. Tüm siyasetçiler ara sıra yalan söyler ama Trump’ın 2020 seçimlerinin sonuçlarının meşruiyetini sarsmaya yönelik devam eden girişimlerini de kapsayan yalanlarının sıklık ve büyüklüğü ki bir demokraside hayati olan güvenin altını oyuyor. Aslına bakarsanız değerlendirdiğim 14 başkan arasında en ahlaksızı Trump. Dolayısıyla henüz bitmeyen başkanlığını da hesaba katınca notunu “yetersizden” “başarısıza” indireceğim. Biden için üst gruba giden yol yurt içinde ve dışında dürüstlük ve güvene vurgu yapmakla başlamalı.

 

Yakın zamanda “Hiç kuşkusuz büyük güç mücadelesi dış politikanın hayati bir yönü olmaya devam ediyor ama teknolojinin gündeme getirdiği artan ulus aşırı güvenlik tehditlerini silikleştirmesine izin vermemeliyiz.” demiştiniz. Etkili bir Amerikan siber güvenlik gündeminin sütunları neler? “Amerikan gücünün araçları” olmadıklarını belirttiğiniz Facebook, Google ve Twitter gibi teknoloji şirketlerinin siyasi ve düzenleyici açılardan daha çok denetlenmesi bu yönde bir ilerlemeye mi işaret ediyor yoksa politika yapıcılar yanlış konulara mı odaklanıyor?

 

Bu yılın başlarında iki taraflı Cyberspace Solarium Commission yurt içinde geliştirilmiş savunma ve caydırma ve uluslararası normları müzakere girişimini kapsayan iyi düşünülmüş bir gündem belirledi. Yurt içinde bazı alanlarda görmeye başladıklarımıza benzer iyileştirilmiş düzenleme elzem olacaktır. Uluslararası düzeyde ise benim de üyesi olduğum Küresel Siber Alanda İstikrar Komisyonu geçen yılki raporunda bağlayıcı bir hukuki anlaşma için erken olduğu sonucuna varmıştı. Fakat beklenen davranış normlarını yerleştirebiliriz: katı anlaşmalar ile eylemsizlik arasında esnek bir orta yol. Komisyon raporu daha önce açıklanan ilkelerdeki açıkları tespit edip siber istikrar için elzem olan teknik konulara odaklanan sekiz maddelik bir norm dizisi önerdi. Bu normlar evrilen uluslararası tartışmalarda ortak referans noktaları olarak görülebilir. Ancak bunlar geniş anlamıyla kabul edilse bile hala önümüzde kat edilmesi gereken uzun bir yol var.

 

Ağustos’ta, eski Başkanlar Gerald Ford ve George H.W. Bush’a ulusal güvenlik danışmanlığı yapmış merhum Brent Scowcroft’u “örnek bir modern devlet memuru” olarak övmüştünüz. Trump dört yılda dört ulusal güvenlik danışmanı harcadı ve onun döneminde bir memurlar göçü yaşandı. Biden yönetimi bürokrasiyi yeniden inşa edip kamu hizmeti fikrini canlandırmak için nasıl bir yol izlemeli? Scowcroft’tan başka, bu süreçte ilham alıp dinlemesi gereken başka isimler var mı?

 

İki siyasi partide de birçok örnek devlet memuru kaldı. Salt yeni biten seçimlerde çalışanlar bir pandemi sırasında rekor sayıda oyu dürüstçe sayma işlemini gerçekleştirdi ve farklı siber güvenlik memurları oy pusulalarının korkulduğu şekilde hacklenmesinin önlenmesine yardımcı oldular. Trump’ın azil duruşmaları sırasında kamu görevlileri, hepimize ibret olacak bir medenilik seviyesinde dürüstlük ve cesaret göstererek tanıklık yapmak için kariyerlerini riske attılar. ABD COVID-19 ile pençeleşirken Ulusal Sağlık Kurumları Ulusal Alerji ve Bulaşıcı Hastalıklar Kurumu başkanı Anthony Fauci gibi resmi bilim insanları iktidara gerçeği söyledi. Ancak Trump’ın dört yıla yakın süren manipülasyonu, özellikle de Dışişleri Bakanlığı’nın diplomatik teşkilatına büyük zarar verdi. Biden’ın buradan başlaması gerekecek.

 

Biden yönetiminin son dört yıldan çıkarması gereken en önemli dersler neler?

 

Demokrasi oylar kadar ahlaki değer ve normlara dayanır. Biden bu koruyucu duvarları yeniden kurmaya çalışmalı. Nitekim dış politika da sadece askeri ve ekonomik gücümüze değil ahlaki örnekliğimizden kaynaklanan ve son dört yılda ciddi anlamda azaltılan yumuşak gücümüze de bağlı.

 

Biden, başkan yardımcısı olarak çalıştığı Barack Obama yönetiminin mirası üzerinde kampanya yürüttü. Biden o mirasın hangi yönlerine bağlanmalı ve hangi hataları asla tekrarlamamalı?

 

Biden halk oylamasını dört milyondan fazla oyla (sayım devam ediyor), Delegeler Kurulu’nu ise ciddi bir farkla kazandı.  Ancak halk bölgelere, kırsal-kentsel kültürel yönelimlerle ayrılmış durumda. Kimlik siyaseti işleri karmaşıklaştırıyor. Biden sağlık hizmetini geliştirme ve iklim değişikliğine ciddiyetle eğilme gibi politikalarda Obama’nın izinden girmeli ve aynı zamanda da kutuplaştırmayı azaltıp mutabakat oluşturma yollarını aramalı. Bunlar kolay olmayacak.

 

Seçimlerden önce şöyle bir tweet atmıştınız: “Trump 3 Kasım’dan sonra sayılan oyların meşruiyetini yıkmaya çalışıyor. Basın erken bir açıklamada bulunmanın cazibesine kapılmamalı.” Belki de en önemli demokratik süreç olan serbest ve adil seçimlere yönelik bu meydan okumalar ülkenin yumuşak gücünü ne derece etkiliyor? Trump’a desteğin ezici çoğunlukla beyaz seçmenlerden geldiği seçim sonuçları Amerika mefhumunun “bir etnisite değil bir fikir” olarak evrimi hakkına bize neler söylüyor?

 

Trump seçim sonuçlarının meşruiyetini yıkmaya çalışsa ve sayımda ufak tutarsızlıklar görülse bile sonuç net. Aslında bu seçim Amerikan demokratik süreçlerinin kriz zamanlarında bile işlediğinin bir göstergesi. Kötü haber ise Amerikan halkının derin bir kutuplaşma içinde kalması ki bu durum yönetme işini çok daha zor hale getirir. Fakat geçmişte kutuplaşmadan kurtulmuştuk. 1968 seçimleri ayaklanmalar, suikastlar, George Wallace’ın açıktan ırkçı olan adaylığı ve Richard Nixon’ın Güney stratejisiyle bozulmuştu. Amerika “fikrini” yeniden bağlamak kutuplaşmayı tekrar hafifletmek için elzem olacaktır.

 

Do Morals Matter? kitabınızda ahlaki düşünüş biçimini dış politikaya uygulamanın yollarını öneriyorsunuz. ABD ve başka ülkelerde hangi liderler bunu başarıyla yaptı? Aynı şekilde geçen kongrede Ukrayna skandalındaki tanıklığı Trump’ın azil soruşturmasına zemin hazırlayan eski Ulusal Güvenlik Konseyi yetkilisi Alexander Vindman’ı övmüştünüz. Ancak Vindman’ın ahlaki davranışının kendisi için pahalıya mal olup askeri kariyerini bitirdiğini dikkate alırsak diğer yetkililer onu neden örnek alsın?

 

COVID-19 pandemisiyle mücadele konusunda bazı demokrasilerin çoğu otokrasiden daha iyi performans göstermesi beni etkiledi. Dahası en başarılı demokratik liderler Trump ya da Brezilya Cumhurbaşkanı Jair Bolsonaro gibi popülistler değil gerçekleri ve bilimi dikkate alan Alman Şansölyesi Angela Merkel ve Yeni Zelanda Başbakanı Jacinde Ardern gibi pragmatik mutabakat kurucular oldu. Vindman gibi yetkililere gelince, dürüstlük için bedel ödemek zorunda kalabilirler ama onur, haysiyet ve geceleri temiz bir vicdanla uyuyabilmeyi de kazanırlar. Bu yeterli bir neden olmalı.

Bu yazı 10 Kasım 2020 tarihinde Project Syndicate sitesinde yayınlanmış olup Mustafa Kaymaz tarafından Perspektif için çevrilmiştir. Yazının orijinal linki için burayı tıklayınız.

 

En son çıkan yazılardan anında haberdar olmak için bizi @PerspektifOn twitter hesabımızdan takip edebilirsiniz.

İLGİLİ YAZILAR

Sitemizde mevzuata uygun biçimde çerez kullanılmaktadır. Bilgi için tıklayınız.