Her ne kadar seçim kazanma ve “%50+1”e ulaşma amacı ve isteği ittifak siyasetinin alanını seçim aritmetiğine indirgeme riski taşısa da, farklı siyasi ideolojilere, siyasi kimliklere ve seçmen tabanına sahip partilerin bir araya gelip birlikte çalışmaları, Türkiye’ye büyük zarar veren yıkıcı kutuplaşma sorununu çözme olanağını da güçlendiriyor. Sosyal Bilimler alanında yöntem (metodoloji) üzerine yapılan çalışmalarda kullanılan […]

Popülist söylem, toplumdaki bölünme çizgilerini derinleştirmekte, mahalleler birbirleriyle iletişim kuramaz hale gelmektedir. Önümüzdeki seçimler bir iktidar değişimi ile sonuçlansa dahi, bu hastalığın tedavisi zaman alacaktır. Türkiye siyasi rejimine ârız olan en önemli hastalık kutuplaştırma siyasetidir. Bu hastalık geçmiş dönemlerde de zaman zaman görülmüş olmakla birlikte, son yıllarda, özellikle iktidar blokunun bilinçli tercihi ile had safhaya […]

Muhalefetin bir programda, bir adayda ortaklaşmaya ihtiyacı olduğu kadar, dünyanın zor zamanlarıyla nasıl baş edileceğine dair bir hikâyeye, bir ‘fazlalığa’ ihtiyacı var görünüyor. Seçmenin iktidar değişikliğine ikna olmakta ‘gecikmesinin’ sebebi bu türden bir hikâye noksanlığı olabilir. Enflasyonun iyice kontrolden çıkması türünden olağanüstü bir gelişme olmazsa önümüzdeki seçimlere aşağı yukarı bugünküne benzer bir tabloyla girme ihtimalimiz […]

Seçimi kazanmanın anahtarı muhalefetin elinde ancak anahtarı kullanmak kazanma korkusundan, kazanma arzusuna geçişi gerektiriyor. Bu da seçmenlerle artık iktidar eleştirisini aşarak, muhalefet ittifakının iktidar politikalarını ve programını konuşmaya başlamakla mümkün. 2023 seçimlerine, vaktinde olursa 18 ay kaldı. Muhalefet erken seçim talebini uzunca bir süredir dile getiriyor. Muhalefet partilerini seçim çağrısına teşvik eden en güçlü dinamik […]

Türkiye’de anayasal çürüme ile kurumsal çürüme arasında yakın bir karşılıklı ilişki gözlemlenmektedir. 2017 Anayasa değişikliği ile yaratılan tek-adam rejimi kurumsal çürümeyi hızlandırmış; kurumsal çürüme de rejimin tek-adamcı niteliğini daha da güçlendirmiştir. Son yıllarda milletlerarası siyaset bilimi literatürüne giren kavramlardan biri de “anayasal çürüme” (constitutional rot) kavramıdır. Kavramı ortaya atan, ABD Yale Üniversitesi anayasa hukuku profesörü […]

Erdoğan’ın 2022’deki önceliği, toplumun ekonomik şikâyetlerini azaltmak ve muhalefetin siyasal alanını daraltmak olacaktır. Muhalefet ise ülkeyi yönetme güveni oluşturma, ittifakı koruma ve genişletme ve doğru bir aday üzerinde birleşme sınavlarıyla karşı karşıya. Siyasi takvim açısından Türkiye’de 2021 yılı, Kasım 2020’de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ekonomi yönetimindeki değişime paralel olarak gündemine aldığı “reform” arayışı ile başlamıştı. 2022 ise […]

Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi, onun sembolik yetkilere sahip tarafsız bir kişi olmasıyla bağdaşmaz. Çünkü halk tarafından seçilme, o kişiye güçlü bir demokratik meşruiyet sağlar; o takdirde kendisine niçin ancak sembolik yetkiler verildiği tartışılabilir. Keza halk tarafından seçilmek, zahmetli ve pahalı bir seçim kampanyasını, o da en az bir siyasi partinin örgütlü desteğini gerektirir ki, bu […]

Anayasa yapım sürecinin iki aşamalı olmasının sakıncası, demokratik hukuk devletine geçilmesi sürecinin gereksiz yere uzatılmış olmasıdır. Bu, toplumdaki belirsizlik duygusunu güçlendireceği gibi, iktidar ortağı partiler arasında görüş ayrılıklarının ortaya çıkması riskini de arttıracaktır. Önümüzdeki Cumhurbaşkanlığı ve TBMM seçimlerini Cumhur İttifakı kazandığı takdirde, öngörülebilir gelecek için demokrasiye veda etmiş olacağımızda kuşku yoktur. Bu seçimlerden birini Cumhur […]

Türkiye’nin gerek tek-parti döneminde, gerek çok-partili hayatın bazı bölümlerinde dışlayıcı lâiklik uygulamalarına sahne olduğu bir gerçek olmakla beraber, son yirmi yılda pasif lâiklik yolunda önemli bir mesafenin alınmış olduğundan da kuşku duyulamaz. Halen muhalefet partilerinin hiçbiri, dışlayıcı lâiklik anlayışının savunucusu değildir. Son haftalarda lâiklik tartışmaları, siyaset gündemimizin önemli bir boyutunu oluşturmaktadır. Diyanet İşleri Başkanı Erbaş’ın […]

Cumhur İttifakı’nın toplam milletvekili sayısı, yeni bir anayasa önerisini referanduma sunmak için gerekli 360 sayısının çok altındadır. Bu sayıya ulaşmadan onu referanduma sunmak da, Anayasamıza göre mümkün değildir. İktidar bloku liderleri bu realiteyi elbette bildiklerine göre, böyle bir projeyi gündeme getirmelerindeki amaç ne olabilir? Bence bu amaç, seçmenin dikkatini yakıcı ekonomik sorunlardan ve yolsuzluk iddialarından […]

Sitemizde mevzuata uygun biçimde çerez kullanılmaktadır. Bilgi için tıklayınız.