MENEKŞE TOKYAY

Galatasaray Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünden mezun oldu. Belçika Katolik Louvain Üniversitesi'nde Avrupa Birliği alanında yüksek lisans çalışmasını gerçekleştirdi ve yüksek onur derecesiyle mezun oldu. Marmara Üniversitesi Avrupa Birliği Enstitüsü’nden doktora derecesini aldı. Avrupa Birliği alanında danışmanlık firmalarında uzman olarak görev aldı. 2003 yılından beri çeşitli dergi ve yayınevleri için çeviri yapmaktadır. Ayrıca, 2010 yılından bu yana birçok uluslararası haber ajansında Türkiye muhabiri olarak görev almakta ve Türkiye’ye ilişkin gelişmelere dair analizler hazırlamaktadır. Mülteci hakları, çocuk hakları, sosyal politikalar, kadının insan hakları, Avrupa Birliği ve Orta Doğu’daki gelişmeler, başlıca ilgi alanları arasında yer almaktadır.

MENEKŞE TOKYAY

Galatasaray Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünden mezun oldu. Belçika Katolik Louvain Üniversitesi'nde Avrupa Birliği alanında yüksek lisans çalışmasını gerçekleştirdi ve yüksek onur derecesiyle mezun oldu. Marmara Üniversitesi Avrupa Birliği Enstitüsü’nden doktora derecesini aldı. Avrupa Birliği alanında danışmanlık firmalarında uzman olarak görev aldı. 2003 yılından beri çeşitli dergi ve yayınevleri için çeviri yapmaktadır. Ayrıca, 2010 yılından bu yana birçok uluslararası haber ajansında Türkiye muhabiri olarak görev almakta ve Türkiye’ye ilişkin gelişmelere dair analizler hazırlamaktadır. Mülteci hakları, çocuk hakları, sosyal politikalar, kadının insan hakları, Avrupa Birliği ve Orta Doğu’daki gelişmeler, başlıca ilgi alanları arasında yer almaktadır.

TÜM YAZILARI

2022 yılı itibarıyla dünya çapında 418 milyon çocuğa okullarda ücretsiz yemek veriliyor. O da yetmiyor; düzenli olarak çocukların boy ve kiloları ölçülüyor ve anemi/kansızlık testi yapılıyor. Türkiye’de ise ücretsiz okul yemeği, hiçbir şekilde kurumların gündeminde değil; sadece birkaç belediyenin inisiyatifiyle, pilot projeler çerçevesinde uygulanıyor. Dolayısıyla sürdürülebilirliği yok.

Komplo teorileri… Her gün ya aile içinde ya arkadaş çevresinde ya da sosyal medyada karşımıza çıkıyorlar. Bilimsel mantığa dayanmıyorlar. Zayıf argümanlarla destekleniyor; birbirleriyle alakasız olaylar arasında bağlantılar kuruyorlar. Peki her şeyin başı ‘eğitim’ ise ve komplo teorileri küçük yaş grupları arasında da giderek yaygınlaşıyorsa, bu tür teoriler karşısında bilgi okuryazarlığı eğitim yoluyla nasıl güçlendirilebilir?” “Dünyayı […]

Çocukların eğitim başarıları, toplumsal uyum becerileri, ruh ve beden sağlıkları artık genetik kodları yerine doğrudan posta kodlarıyla, yani yaşanılan sosyoekonomik bölgenin maddi açıdan belirleyici kısıtlamaları veya avantajlarıyla çerçeveleniyor. Bu çerçeveyi insan onuruna yaraşır bir hale getirmek ise yerel yönetimlerin, sivil toplum kuruluşlarının ve merkezi yönetimin birbiriyle çatışmak yerine birbirini tamamlayan projeleri ve girişimleriyle mümkün. “Çocuklar […]

Estonya’da eğitim sistemi, çocuklara okulu geleneksel ve dijital öğrenim yöntemlerinin bir bileşkesi yoluyla sevdirme üzerine temelleniyor. Yani eğitimden keyif almak esas. Bir diğer deyişle, eğitim ekosistemini gri tonun hâkim olduğu, sıkıcı ve zorunlu bir alan olmaktan çıkararak, öğrencilerin fiziksel ve duygusal olarak eğitime hazır oluşlarını güçlendirmeye odaklanılıyor.

Çocukların gereksinimlerini önemseyen bir belediye, çocuk işçiliğinin, beslenme yetersizliğinin, çocuk yaşta evliliklerin, suça sürüklenme eğiliminin hep bir bütünün parçası olduğunun ayrımına vararak bu sorunlara bütüncül bir şekilde yerelde çözüm arar. Dolayısıyla belediye başkanları, çocukları sadece seçim öncesi dönemde veya 23 Nisan’da anımsamak yerine daha gerçekçi bir strateji izleyerek, onları beş yıllık çalışmalarının ayrılmaz bir sacayağı […]

Türkiye’de de, dünyanın farklı noktalarında da kadınlar birbirlerine görünmez saç telleriyle bağlı. Ortak hayalleri, insan onuruna yaraşır yaşam koşulları eşliğinde özgürce nefes almak, özgürce yaşamak, özgürce kahkaha atıp, özgürce hayat tercihlerinde bulunmak… Bunun için adeta yanıp tutuşuyorlar. Onların mücadelesi, aslında hepimizin mücadelesi. Onların başkaldırısı, hepimizin başkaldırısı… “Her kadının ölümü şüpheli ölümdür.”  Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu […]

Türkiye’de sivil toplum, kamusallıkların sürekli dönüştüğü, çoklu krizlerin insanları çoklu mücadelelere yönelttiği bir ortamda, ortak aklı üretmek, ortak sağduyuyu geliştirmek, ortak hedefler doğrultusunda yaşamı anlamlandırmak için büyük bir mücadele veriyor. Sivil Toplum Geliştirme Merkezi’nin (STGM) yayımladığı yeni rapor da bu gerçekliği tüm berraklığıyla ortaya koyuyor.

Güllük gülistanlık bir yaşam sürdüklerine dair yanılsamaların ortalığa saçıldığı 8 Mart’ın ardından kadınların çalışma hayatında ve toplum içinde yaşadığı, emeklerinin karşılığını alamadığı ve sürekli mücadele etmek zorunda bırakıldığı “numunecilik” algısı konusunda düşünmek için geç de olsa bir adım atmanın vakti geldi. Şimdi değilse, ne zaman? “Bilge bir kadın kimsenin düşmanı olmak istemez;  bilge bir kadın […]

PISA 2022 verileri bize çok net bir gerçekliği anımsatmıştı: Türkiye’den katılan çocukların beşte biri, maddi imkânsızlıklar nedeniyle bir ay içerisinde haftada en az bir kez öğün atlıyor. Türkiye’deki bu oran, OECD ülkeleri arasında en yükseği… Çocuk yoksulluğunun geldiği noktayı net bir şekilde ortaya koyan bu açlık, çocuğun iyi olma hali verilerini olduğu gibi, akademik başarıyı […]

İnsan bir kere olsun başkasının derdiyle, açlığıyla, ötekileştirilmesiyle tanıştı mı, artık hiçbir şeye eskisi gibi bakamıyormuş. Bakamıyoruz. Sararan takvim yapraklarından geriye çoğu zaman koca bir hiçlik ve toplumsal hüzün kalıyor. “İçimizde şeytan yok… İçimizde aciz var… Tembellik var…  İradesizlik, bilgisizlik ve bunların hepsinden daha korkunç bir şey,  hakikatleri görmekten kaçmak itiyadı var…”  Sabahattin Ali  İnsana […]

Sitemizde mevzuata uygun biçimde çerez kullanılmaktadır. Bilgi için tıklayınız.