Ukrayna Yenilgiye Doğru Yol Alıyor

Böylesine önemli bir savaşta, Batılı liderlerin Kievin Rus işgalcileri püskürtmesine yardımcı olmak için attıkları adımların ölçeği, hamasi söylemlerinin çok gerisinde kaldı. Bu hayal kırıklığı, siper kazan askerlerden ülkeyi yöneten bakanlara kadar her rütbeden Ukraynalıyı yordu ve asabileştirdi.

ukrayna savaşı

Ukraynalı bir askere Batı’nın “ne kadar sürerse sürsün” Kiev’in yanında olacağına hâlâ inanıp inanmadığını bir sorun. Cephedeki bir askerin yakındığı gibi, topçu birliğinizin en son top mermisi atmasının üzerinden dört hafta geçmişse bu söz anlamını yitiriyor.

 

Mesele sadece Ukrayna güçlerinin cephanesinin tükenmesi değil. Batı’nın yardım gönderme konusundaki gecikmeleri, ülkenin top mermisinden çok daha zor tedarik edilebilecek bir şeye ihtiyaç duyduğu anlamına geliyor: Kazanmak için gereken mücadele ruhuna.

 

Acımasız bombardıman, gelişmiş silahların eksikliği ve savaş alanındaki kayıplar nedeniyle askerlerin morali bozuk. Savaşın ilk aylarında orduya katılmak için cepheden yüzlerce kilometre uzaktaki şehirlerde sıraya giren genç erkeklerden oluşan kalabalıklar yok artık. Son günlerde askere alınacak gençler askerlikten kaçmanın yollarını arıyor ve öğleden sonralarını gece kulüplerinde geçiriyor. Birçoğu ülkeyi tümüyle terk etti. 

 

Geçtiğimiz ay Ukrayna’da haber hazırlarken fark ettiğim üzere, siyasi liderler, askeri yetkililer ve sıradan vatandaşlarla yaptığım onlarca görüşmeden ortaya çıkan tablo, felakete doğru sürüklenen bir ülkenin tablosuydu.

 

Devlet Başkanı Volodimir Zelenski Ukrayna’nın geri çekilmemek için bir yol bulmaya çalıştığını söylese de askeri yetkililer bu yaz daha fazla kaybın kaçınılmaz olduğunu kabul ediyor. Tek soru ne derece kötü olacağı. Vladimir Putin hedefine hiç bu kadar yakın olmamıştı muhtemelen.

 

Zelenski’nin nüfuzlu Devlet Başkanlığı Ofisi Başkanı Andriy Yermak, POLITICO’ya verdiği demeçte, “İnsanların gevşediğini biliyoruz, bunu bölge valilerinden, halkın kendisinden de duyuyoruz” diyordu. Yermak’ın dediğine göre o ve üstü, vatandaşları ve askerleri mücadele için toparlamak üzere “en tehlikeli yerlerden bazılarına” birlikte seyahat ediyor, “İnsanlara ‘Adınız tarih kitaplarında yer alacak’” diyorlar.

 

Rusya’nın işgalinin üçüncü yılında hâlihazırdaki gidişat kısa sürede tersine dönmediği takdirde, şu anda var olan Ukrayna ulusu tarihe intikal etmiş olacak.

 

Böylesine çağ açıcı öneme sahip bir savaşta, Batılı liderlerin Kiev’in Rus işgalcileri püskürtmesine yardımcı olmak için attıkları adımların ölçeği, hamasi söylemlerinin çok gerisinde kaldı. Bu hayal kırıklığı, siper kazan askerlerden ülkeyi yöneten bakanlara kadar her rütbeden Ukraynalıyı yordu ve asabileştirdi.

 

POLITICO, Dışişleri Bakanı Dmytro Kuleba’yla, ofisinde, Rusya’nın sabah ve öğlen arası saatlerde gerçekleştirdiği füze saldırılarından birinden bir saat sonra görüştü. Kuleba’ya Batı’nın Ukrayna’yı tek eli arkadan bağlı bir şekilde savaşmak zorunda bıraktığını hissedip hissetmediği sorusu yöneltildiğinde hükmü netti: “Evet, hissediyorum” dedi.

 

Zelenski, ABD Kongresi’nin devreye girerek yardım sağlamaması halinde Ukrayna’nın “savaşı kaybedeceğini” söyleyerek riski daha da çarpıcı bir biçimde ortaya koydu.

 

Putin’in Ukrayna’nın direnişini ve Batı’nın desteğini kırabileceği bahsi giderek daha fazla işe yarıyor görünüyor.

 

Gelişmiş Batı silahları ve nakit akışında büyük bir adım atılmadığı takdirde Ukrayna, Putin’in güçlerinin şu anda elinde tuttuğu toprakları kurtaramayacak. Bu durum da Putin’in önümüzdeki aylarda ya da yıllarda bu yaralı ülkeyi aşındırmasının önünde bir engel kalmamasına yol açacak. Rusya Ukrayna’nın işini bitiremese bile, kısmi bir zafer Kiev’in AB ve NATO’ya katılma umutlarını arafta bırakacaktır.

 

Böyle neticelenen bu sorun dünya için ciddi sorunlara yol açacaktır. Putin içeride zafer kazandığını iddia ederken, Batı’nın zayıflıklarını ortaya çıkarmanın verdiği cesaretle, dışarıda daha da genişleyen emperyal hırslarını yeniden canlandırabilir. Özellikle Litvanya, Letonya ve Estonya, Putin’in hedef listesinde sıranın kendilerine gelmesinden endişe ediyor. Hâlihazırda Moskova için giderek daha güvenilir bir ortak haline gelen Çin tutumunu değiştirmeye pek gerek duymayacak.

 

Putin’in Büyük Hedefi Ukrayna’nın İkinci Büyük Şehri

 

Şu anda Ukrayna’nın en acil ihtiyacı milyonlarca top mermisi. Ayrıca Ukrayna, cephedeki askerlerini korumak ve ülkenin Kiev’den sonra en büyük şehri olan ve haftalardır şiddetli füze ve topçu saldırısı altında bulunan Kharkiv’i savunmak için en az iki düzine Patriot hava savunma sistemine ihtiyacı olduğunu söylüyor. 

 

Rusya’nın yakın zamanda Ukrayna’nın ikinci şehrini kara harekâtının hedefi haline getirebileceğine dair korkular giderek artıyor.

 

Zelenski geçen hafta POLITICO’nun ana iştiraki Axel Springer medya kuruluşlarına verdiği bir röportajda “Sembolik, çünkü Kharkiv’in Ukrayna’nın ilk başkenti olduğunu söylüyorlar. Bu büyük bir hedef” diyordu.

 

Ukrayna ordusu önümüzdeki aylarda daha fazla kayıp vermeye hazırlanıyor. Genelkurmay Başkanı Oleksandr Sırski, Ukrayna’nın doğu cephesindeki durumun “son günlerde önemli ölçüde kötüleştiği” uyarısında bulundu. Zelenskiy de başka bir yerde “Geri çekilmemek için bir yol bulmaya çalışıyoruz” şeklinde bir ifade kullanmıştı.

 

Cephe hatlarının kırılganlığına ilişkin korkular, Ukrayna’nın elektrik şebekesini devre dışı bırakmayı amaçlayan ve daha önce benzeri görülmemiş Rus saldırılarıyla daha da artıyor.

 

Ülkenin siyasi liderleri POLITICO ile yaptıkları son görüşmelerde halkın moralinin bozulduğunu kabul ediyorlar ve hepsi iyimser olmaya çalışsa da Batı’ya karşı duyulan hayal kırıklığı her konuşmada ortaya çıkıyor.

 

Ukrayna’nın baş diplomatı Kuleba, “Bize şu lanet Patriot’ları verin” diye çıkıştı. Dışişleri Bakanlığı’nda bir röportajda gecikmelere ve Batı silahlarının kullanıma ilişkin şartlarına (Rus petrol tesislerini vurmamak gibi) duyduğu kızgınlığı gizleyemedi.

 

Kuleba elbette son iki yılda Batılı müttefiklerden gelen tüm destek için minnettar. Ancak Ukrayna’nın bir kısır döngü içinde sıkışıp kaldığı uyarısında bulundu: İhtiyaç duyulan silahlar verilmiyor ya da geciktiriliyor; ardından da Batılı müttefikler Kiev’in geri çekildiğinden şikâyet ediyor ve bu da gelecekte daha fazla yardım gönderme ihtimallerini azaltıyor. (POLITICO’nun Kuleba ile görüşmesinin ardından Almanya Patriot vermeyi kabul etti, ancak bunların yeterli olup olmayacağı hala bir soru işareti.)

 

Ordunun üst kademelerindeki ruh hali Kuleba’nınkinden bile daha karanlık.

 

POLITICO’ya konuşan bazı üst düzey subaylar, isimlerinin açıklanmaması koşuluyla özgürce konuşabildiklerini ifade ettiler. Bu yaz Rusya’nın sayıca üstünlüğü ve büyük kayıpları kabul etmeye hazır olmasıyla beklenen taarruzunu başlattığında, cephe hatlarının çökebileceğine dair öngörüde bulundular. Belki de daha kötüsü, silahlı kuvvetlerdeki moralin bir erzak kıtlığı nedeniyle düşmüş olması nedeniyle Ukrayna’nın kararlılığının zayıflayabileceğine dair kişisel endişelerini dile getirdiler.

 

Ukraynalı komutanlar daha fazla muharip asker için feryat ediyorlar -eski üst düzey komutanlardan Valeri Zalujni’nin tahminine göre 500 bin ek askere ihtiyaçları var.

 

Ancak Zelenski ve Ukrayna parlamentosu kitlesel bir yeni çağrı emri verme konusunda tereddütlü. Yermak, POLITICO’ya verdiği röportajda, kitlesel bir seferberlik başlatılmamasının önemli ve dışarıdan bakanların şaşırtıcı bulabileceği bir nedeninin böyle bir çağrının halktan destek görmeyeceği olduğunu belirtti. Zelenski’’nin hâlâ “halkın başkanı” olduğunu ifade eden Yermak’a göre “Zelenski için bu çok mühim ve halkın sadece emir aldığı için bir şey yapmaması çok önemli”.

 

Ve işte sorun da burada. Batı gerekenleri yapmakta başarısız oldu ve bu da Ukrayna’nın gerekenleri yapma iradesini zayıflatıyor.

 

Ülke varoluşsal bir kriz yaşıyor. Putin kelimenin tam anlamıyla ülkeyi haritadan kazımak istiyor ve görünüşe göre yeni bir askere alma süreci için yeterli kamuoyu desteği yok.

 

Genç Ukraynalılar Askerlikten Kaçıyor

 

Kabul etmek gerekir ki Ukrayna, komşu Avrupa ülkelerinden farklı değil; son kamuoyu yoklamaları, ülkeleri saldırı altında olsa bile büyük bir kesimin askere alınmayı reddedeceğini gösteriyor. Ancak Ukrayna savaşta olan bir ülke. Bunun gibi bir var olma mücadelesini tüm ulus seferber edilmeden kazanmak mümkün değil.

 

Yine de çatışma devam ederken, Kiev ile ülkenin merkezinde ve batısında -cephe hatlarından uzakta- yaşayan Ukraynalılar, normal hayatlarına dönebildikleri sürece doğuda süren savaşa bir şekilde katlanmaya hazır görünüyorlar.

 

Dolayısıyla askerlikten kaçış söz konusu: Askere alınmaya uygun gençler zamanlarını değerlendirecek başka şeyler buluyor, öğleden sonraları hipster barlara ve tekno kulüplere akın ediyor.

 

Şu anda Kiev Belediye Başkanı olarak görev yapan eski ağır sıklet boks şampiyonu Vitali Klitschko, insanların neden normale dönmek istediklerini anladığını belirterek bunun sağlıklı olduğunu savunuyor. POLITICO’ya verdiği demeçte, günlük faaliyetlere devam etme arzusunun Putin’’n halkı yıpratma girişimlerine karşı bir meydan okuma olduğunu ifade etti.

 

Belki de öyledir. Ancak kötü donanımlı bir savunma ordusuna karşı avantajını sonuna kadar kullanan acımasız bir düşmanla karşı karşıya kalındığında, böylesine eli kolu bağlı bir tutum oldukça riskli görünüyor.

 

Ukrayna’nın görevden alınan başkomutanı Zalujni’nin pahalıya mal olduğunu anladığı gibi, işlerin iyi gitmeyebileceğine dair mantıklı uyarılar yorumcuların ve analistlerin başını derde sokabilir. Ancak eleştirel düşünceyi askıya almak da bu savaşı kazandırmayacaktır.

 

Batı, Rusya’yı dize getireceğine inandığı yaptırımlara çok fazla bel bağladı. Ayrıca Rusların kayıp rakamları yüzünden Putin’e sırt çevireceği ya da Kremlin’de bir darbeyle Putin’in devrilebileceği gibi hayallere kapıldılar. Oysa Rusya’nın ekonomisi dirençli kaldı ve Putin iktidarını güçlendirdi.

 

2022’deki işgali başlatmadan önce Rus liderin, beceriksiz istihbarat şefleri tarafından kısa bir savaşın hızlı bir kazanım sağlayacağı yönünde yanlış yönlendirilmiş olabileceği doğru.

 

Ancak Putin beklemeyi göze alabilir. Geçen ay kendisine altı yıllık bir başkanlık dönemi daha bahşetti. Bir çıkmaza razı olabilir: Ukrayna’nın zaferle yenilgi arasında sıkışıp kalması, hem NATO’dan hem de AB’den dışlanması da bir kazanç anlamına gelecektir.

 

Peki çıkmaza girmiş bir çatışma Ukrayna’nın direncine ne yapar? 

 

Askere alma merkezlerinin gönüllülerle dolup taştığı ilk vatanseverlik patlaması buharlaştı. Tahminen 650 bin savaşabilecek yaştaki erkeğin çoğu sınırı kaçak yollarla geçerek ülkelerinden kaçtı.

 

İki yıl önce Ukrayna’dan yola çıkan trenler neredeyse sadece kadın, çocuk ve yaşlıları taşıyordu. Bu hafta, bu muhabiri ülke dışına taşıyan trendeki yolcuların yaklaşık üçte biri savaşacak yaşta erkeklerdi. Ülkeyi terk etmek için muafiyet belgesi almayı bir şekilde başarmışlardı.

 

Zelenski’nin Bankova Caddesi’ndeki başkanlık ofisinde, yetkililer hâlâ durumun olumlu olduğunda ısrar ediyor. Ancak Batı yardımının, özellikle de Başkan Joe Biden’ın uzun süredir ertelenen 60 milyar dolarlık destek paketinin daha fazla bekleyemeyeceğini söylüyorlar.

 

Ukrayna kazanmak için ihtiyaç duyduğu Batı yardımını alamazsa Putin ne yapar? Zelenski, Axel Springer medyasına “Her şeyi tamamen yok eder. Her şeyi. Ukrayna şehirleri moloz yığınına döner; yüz binlerce insan ölür” diyor.

 

“İnsanlar kaçmayacak, çoğu kaçmayacak ve bu yüzden çok sayıda insanı öldürecek. Peki bu ne anlama geliyor? Çok kan akacak.”

 

Bu yazı POLITICO sitesinde yayınlanmış olup, Evrim Yaban Güçtürk tarafından Perspektif için çevrilmiştir. Yazının orijinal linki için burayı tıklayınız.

İLGİLİ YAZILAR

Sitemizde mevzuata uygun biçimde çerez kullanılmaktadır. Bilgi için tıklayınız.