EMRE ERDOĞAN
EMRE ERDOĞAN

Galatasaray Lisesi ve Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü’nü bitirmiş, aynı bölümde doktorasını tamamlamıştır. 1996’dan itibaren kamuoyu araştırmaları yapan Erdoğan, 2003 yılında bağımsız araştırma şirketi Infakto RW’yu kurmuştur. Emre Erdoğan dış politika ve kamuoyu, siyasal katılım, genç ve çocuğun iyi olma hali; gönüllülük, sosyal sermaye ve sosyal gelişim konularında çok sayıda araştırma yürütmüş ve yayın yapmıştır. Son kitapları “Biz”liğin Aynasından Yansıyanlar: Türkiye Gençliğinde Kimlikler ve Ötekileştirme”, “Fanusta Diyaloglar: Türkiye’de Kutuplaşmanın Boyutları” ve “Siyaset’teki Gölge: Korku” adlarını taşımaktadır.

EMRE ERDOĞAN
EMRE ERDOĞAN

Galatasaray Lisesi ve Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü’nü bitirmiş, aynı bölümde doktorasını tamamlamıştır. 1996’dan itibaren kamuoyu araştırmaları yapan Erdoğan, 2003 yılında bağımsız araştırma şirketi Infakto RW’yu kurmuştur. Emre Erdoğan dış politika ve kamuoyu, siyasal katılım, genç ve çocuğun iyi olma hali; gönüllülük, sosyal sermaye ve sosyal gelişim konularında çok sayıda araştırma yürütmüş ve yayın yapmıştır. Son kitapları “Biz”liğin Aynasından Yansıyanlar: Türkiye Gençliğinde Kimlikler ve Ötekileştirme”, “Fanusta Diyaloglar: Türkiye’de Kutuplaşmanın Boyutları” ve “Siyaset’teki Gölge: Korku” adlarını taşımaktadır.

TÜM YAZILARI

Toplumdaki duygusal parçalanmışlıkla liberal demokrasinin temel varsayımı olan vatandaşların müzakere ve diyalog yoluyla siyasal tercihlerini oluşturmaları imkânsız gibi gözüküyor, her tür siyasal tartışma siyasal kimliklerin sayıldığı sanal referandumlara dönüşüyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın seçimi kaybetmesi, “popülizm” kelimesini bir süreliğine lügatten silecekmiş gibi gözüküyor. Bir daha Cambridge Sözlüğü tarafından yılın kelimesi seçilmesi mümkün değil. Tabii pandeminin […]

Trump’ın gitmesi, sıradan insanların sadece kendisi için çalışan siyasetçilere, küresel zevklere sahip elitlere ya da işlerini ellerinden aldığını düşünen göçmenlere karşı öfkesini dindirdi mi? Bilakis, hayır. Üstelik, eğer Demokratlar bizim bildiğimiz gibi davranırlarsa, kendilerine oy veren diğer öfkelileri de kolaylıkla karşılarına alabilirler. 3 Kasım 2020 tarihinde yapılan ABD Başkanlık seçimlerini Demokrat Joe Biden’ın kazanması ve […]

Trump’ın gitmesi, sıradan insanların sadece kendisi için çalışan siyasetçilere, küresel zevklere sahip elitlere ya da işlerini ellerinden aldığını düşünen göçmenlere karşı öfkesini dindirdi mi? Bilakis, hayır. Üstelik, eğer Demokratlar bizim bildiğimiz gibi davranırlarsa, kendilerine oy veren diğer öfkelileri de kolaylıkla karşılarına alabilirler. 3 Kasım 2020 tarihinde yapılan ABD Başkanlık seçimlerini Demokrat Joe Biden’ın kazanması ve […]

Uzmanlar, anketler ya da kumarbazlar ne derse desin; Mr. Trump’ın bir sonraki ABD Başkanı olması uzak bir ihtimal değil, buna kendimizi şimdiden alıştırsak iyi olur. Ama, seçimi kazansa da, kaybetse de; Amerikan demokrasisi asla eskisi gibi olmayacak, bilinen söz yaşamın her alanı için geçerli, “kötü para iyi parayı kovar”.  Bundan dört yıl önce hemen herkesi […]

Uzmanlar, anketler ya da kumarbazlar ne derse desin; Mr. Trump’ın bir sonraki ABD Başkanı olması uzak bir ihtimal değil, buna kendimizi şimdiden alıştırsak iyi olur. Ama, seçimi kazansa da, kaybetse de; Amerikan demokrasisi asla eskisi gibi olmayacak, bilinen söz yaşamın her alanı için geçerli, “kötü para iyi parayı kovar”. Bundan dört yıl önce hemen herkesi […]

“Hele, o bir gitsin de…”, “hele, bir sabah olsun da”, “hele, bir kazanalım da…” Aslında bu cümleler sadece sarf edenin biçareliğini değil, belli bir siyaset biçiminin de egemenliğini bize işaret eder. Eyleme, harekete geçmeye ve geçirmeye odaklanan bir siyaset biçimi… Tek bir hedefe odaklanıp o hedefin doğru olduğuna kendisini ve etrafındakileri inandıran, böylelikle de tali […]

Türkiye’de gençlerin siyasal katılımını teorik ve ampirik olarak tartışmaya başlayalı çok uzun zaman oldu, bir ya da iki nesil bu tartışmaları bizzat deneyimledi. Çok güvendiğimiz teorik açıklamalarının çoğunun eksik birer temsilden ibaret olduğu aşikar. Öte yandan, niceliksel çalışmalar gençlerin hem babaları/anneleri, hem de babaları/annelerinin 20 yıl önceki halleri kadar siyasete katıldıklarını gösteriyor, başka bir deyişle […]

Eğitim düzeyi yükseldikçe, insanlar güvenilir bir işe sahip oldukça tabii ki değerleri de değişecek ve toplum içinde farklı kuşakların biraradalığı bir fay hattı oluşturacak. Ancak bu fay hatlarının siyasette ifadesini bulabilmesi, yine siyasi partiler ve ideolojiler aracılığıyla mümkün olacak. Türkiye’de sadece bir kuşağın yerini başka bir kuşağa bırakmasıyla devrim gerçekleşeceğini umanların bunu da göz önünde […]

Şu anda yönetilmekte olduğumuz Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde parlamento neredeyse işlevsiz hale gelmişken, parlamentodan küçük partileri dışlamak istemenin istikrara herhangi bir katkısı olmayacaktır. Muhtemelen bu fikrin mucitleri küçük partilerin başarısız olacağı algısını yaratarak esas seçim olan Cumhurbaşkanlığı seçiminde de bu partileri marjinalize etmeyi hedefliyorlar. Her ne kadar siyasal kurumların insanların davranışlarını biçimlendirdiği ve iyi bir demokrasinin […]

Yeni girişimler, çatışmayı söylem düzeyinde gerçekleştireceklerine inansalar da; siyasi particilik eninde sonunda örgütlenme meselesidir. Kartel partilerin yeni girişimcilerin önüne koydukları giriş engeli, geleneksel araçlarla ortadan kaldırılamayacağından, yaratıcı bir yıkıcılığa ihtiyaç var. Ülkemiz siyasi parti girişimciliği açısından bereketli bir tarihe sahip. Çok partili demokrasiye geçilen1946 yılından bu yana 272 siyasi parti kurulmuş, Mart 2020 tarihi itibariyle […]

  • 1
  • 2

Sitemizde mevzuata uygun biçimde çerez kullanılmaktadır. Bilgi için tıklayınız.