İBRAHİM USLU

İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’ni bitirdikten sonra aynı üniversitede Sosyal Siyaset alanında lisans üstü eğitimini tamamladı. Doktora aşamasında Cornell Üniversitesi’nde doktora seminerlerine devam etti. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde araştırma görevlisi ve öğretim üyesi olarak uzun yıllar çalıştıktan sonra akademiden ayrıldı ve iş yaşamına atıldı. Siyasal araştırma ve politik iletişim alanında profesyonel olarak yer aldı ve siyasetin mutfağında kritik süreçlere yakından tanık oldu. Gazete Pencere’de düzenli olarak siyaset üzerine yazılar yazıyor.

İBRAHİM USLU

İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’ni bitirdikten sonra aynı üniversitede Sosyal Siyaset alanında lisans üstü eğitimini tamamladı. Doktora aşamasında Cornell Üniversitesi’nde doktora seminerlerine devam etti. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde araştırma görevlisi ve öğretim üyesi olarak uzun yıllar çalıştıktan sonra akademiden ayrıldı ve iş yaşamına atıldı. Siyasal araştırma ve politik iletişim alanında profesyonel olarak yer aldı ve siyasetin mutfağında kritik süreçlere yakından tanık oldu. Gazete Pencere’de düzenli olarak siyaset üzerine yazılar yazıyor.

TÜM YAZILARI

İktidarın yenilediği Seçim Kanunu’ndan sonra, ancak ev ödevlerini en iyi yapanlar kazançlı çıkacaktır. Yasal düzenlemeler üzerinden siyaset mühendisliğine soyunanların değil, saha gerçekleri üzerinden seçim mühendisliği yapanın kazanacağı bir yarış bizi bekliyor. Cumhur İttifakı’nın ortaklarından ikisinin (AK Parti, MHP) birlikte hazırlayıp TBMM’ye sundukları ve Seçim Kanunu’nda değişiklikler öneren teklif, özellikle Millet İttifakı’nın CHP ve İYİ Parti […]

Seçim Kanunu’nda bazı değişiklikler öngören yasa teklifi, seçim sistemimiz açısından yeni bir şey getirmiyor. Yapılan, 2018’de hayata geçirilen düzenlemelerin kaldırılmasından ibaret. İster mevcut sistem isterse de yeniden teklif edilen eski sistemle seçime girilsin, seçim sonuçlarını ve milletvekili dağılımını belirleyecek olan, partilerin nasıl bir strateji izleyeceği, uzlaşma performansları ve seçmenin bu partilere yönelik teveccühüdür. İktidarın üzerinde […]

Önümüzdeki süreçte 6’lı masanın Cumhur İttifakı kadar muhalefet medyası ve kanaat önderleri ile de uğraşmak zorunda kalacağı anlaşılıyor. Dolayısıyla masanın etrafında toplanan liderlerin ve onların kurmay heyetlerinin bu durumu göz önünde bulundurmalarında büyük yarar var. Aksi takdirde, şu ana kadar başlarına sık sık geldiği gibi, “dost” medyada yer alan haber ve yorumlar nedeniyle ortaya çıkacak […]

Liderler zirvesi ile Türkiye’de uzun yıllardır hem siyasi partiler hem de seçmenler arasındaki ilişkilerin ana formatı olan kutuplaşmacı/çatışmacı yaklaşımın dışında, müzakere ve uzlaşmayı esas alan yeni bir siyasal kültürün gelişmesi sağlandı. 28 Şubat’ta tüm seçmenler yeni bir yönetim modeli projesi ile tanışacaklar ve tartışma artık sistem eleştirisi üzerinden değil, yeni modelin önerileri etrafında yürüyecek. 12 […]

İktidar blokunun hudutsuzca kullandığı milliyetçi dil, sağ havuzda rekabet eden İYİ Parti üzerinde bir baskı oluşturuyor ve milliyetçiliğini sık sık ispat etmek durumunda bırakıyor. Milliyetçilik tarafından belirlenen sınırlar içerisinde siyaset yapmak zorunda kaldıkları için, bir süre sonra partiler birbirlerine benzemeye başlıyor ve farklılık arayanlar, bilhassa da genç seçmenler açısından cazibelerini kaybediyorlar. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun […]

İktidar çok uzun zamandır, muhalefetin bir blok olarak seçime girmesini engellemeyi ana stratejisi haline getirdi. Muhalefeti kendi içinde parçalara ayırabilmek için çok sayıda girişimde bulundu. Ama geldiğimiz noktada iktidarın tüm bu gayretlerinin muhalefeti parçalamaktan çok birleştirmeye yaradığını görüyoruz. Muhalefet partilerinin liderleri arasında sıkça gerçekleşen bunca görüşmeye, birlikte yürütülen çalışmalara ve üzerlerindeki kamuoyu baskısına rağmen niye […]

Siyasi partiler açısından normal davranış, adayların resmi seçim takvimi içerisinde açıklanmasıdır; şimdiye kadar zaten hiç yapmadıkları bir iş için siyasi partileri zorlamak veya eleştirmenin bizatihi kendisi yadırganacak bir tutumdur. 31 Mart 2019 tarihinde gerçekleşen yerel seçimlerde, Ekrem İmamoğlu’na verilen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı mazbatasının YSK tarafından geçersiz sayılması nedeniyle, 23 Haziran’da İstanbul seçmenleri ikinci kez […]

Döviz kurlarının düşmesi nedeniyle iktidar kanadının moral motivasyonu muhtemelen uzun zamandır hiç olmadığı kadar yüksek. Ancak, şu günlerin “pastırma yazı” gibi kısa sürmesi olasılığını da gözden uzak tutmamak gerekir. Seçmenler bir süre sonra enflasyon veya işsizlik gibi yaşam standartlarını doğrudan etkileyen alanlarda olumlu gelişmeler görmezse, iktidarla ilgili şu ana kadarkinden daha büyük bir hayal kırıklığı […]

Mitinglerdeki kalabalıklar ve coşku ile seçim sonuçları arasında doğrusal bir ilişki olduğu neticesi çıkarılmamalıdır. Siyasal tarihimizde mitinglerin görkemi ile seçim sonuçları arasında doğrudan ilişki kurulmaması gerektiğini gösteren çok sayıda örnek söz konusudur. İYİ Parti’nin Denizli mitinginden sonra geçen Cumartesi günü de bu kez CHP, Mersin’de oldukça kalabalık bir miting gerçekleştirdi. İktidarın mitinge katılım sayısını olduğundan […]

Muhalefet partilerinin üzerine düşen çok şey var. Soru sormak bile olay oluyorsa benim bahsettiğim yeni tarzlar, yeni eleştiri şekilleri veya yeni iletişim üslupları takınmaları durumunda nasıl bir teveccühe mazhar olacaklarını siz düşünün. Belki bu atalet, seçmenin ataleti, ümitsizliğinden de kaynaklanıyor olabilir. Türkiye çok canlı bir siyasi tartışma sürecinden geçiyor. İktidar her gün ülke gündemini meşgul […]

  • 1
  • 2

Sitemizde mevzuata uygun biçimde çerez kullanılmaktadır. Bilgi için tıklayınız.