MENEKŞE TOKYAY

Galatasaray Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünden mezun oldu. Belçika Katolik Louvain Üniversitesi'nde Avrupa Birliği alanında yüksek lisans çalışmasını gerçekleştirdi ve yüksek onur derecesiyle mezun oldu. Marmara Üniversitesi Avrupa Birliği Enstitüsü’nden doktora derecesini aldı. Avrupa Birliği alanında danışmanlık firmalarında uzman olarak görev aldı. 2003 yılından beri çeşitli dergi ve yayınevleri için çeviri yapmaktadır. Ayrıca, 2010 yılından bu yana birçok uluslararası haber ajansında Türkiye muhabiri olarak görev almakta ve Türkiye’ye ilişkin gelişmelere dair analizler hazırlamaktadır. Mülteci hakları, çocuk hakları, sosyal politikalar, kadının insan hakları, Avrupa Birliği ve Orta Doğu’daki gelişmeler, başlıca ilgi alanları arasında yer almaktadır.

MENEKŞE TOKYAY

Galatasaray Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünden mezun oldu. Belçika Katolik Louvain Üniversitesi'nde Avrupa Birliği alanında yüksek lisans çalışmasını gerçekleştirdi ve yüksek onur derecesiyle mezun oldu. Marmara Üniversitesi Avrupa Birliği Enstitüsü’nden doktora derecesini aldı. Avrupa Birliği alanında danışmanlık firmalarında uzman olarak görev aldı. 2003 yılından beri çeşitli dergi ve yayınevleri için çeviri yapmaktadır. Ayrıca, 2010 yılından bu yana birçok uluslararası haber ajansında Türkiye muhabiri olarak görev almakta ve Türkiye’ye ilişkin gelişmelere dair analizler hazırlamaktadır. Mülteci hakları, çocuk hakları, sosyal politikalar, kadının insan hakları, Avrupa Birliği ve Orta Doğu’daki gelişmeler, başlıca ilgi alanları arasında yer almaktadır.

TÜM YAZILARI

Ukrayna mülteci kriziyle birlikte Avrupa, hem cömertliğini ve insani değerlerini uluslararası topluma kanıtlamış olacak hem de mültecilerin korunma rejiminin ne kadar tutarlı, etkin ve kapsayıcı şekilde uygulandığına dair bir referans oluşturacaktır. Ukrayna krizi, bir anlamda Avrupa’nın mülteci konusuna dair tavrının bir turnusol kâğıdı, bir paradigma değişiminin sınanması olacak. “Ben askeri tesis değilim. Ben tehdit değilim. […]

Derinleşen yoksulluk ortamlarında, yurttaşlık geliri gibi kapsayıcı yaklaşımların pilot şekilde dahi olsa başlatılması, edinilen dersler ışığında ülke geneline yaygınlaştırılması, birçok sosyoekonomik sorunun çözümünde bir kolaylaştırıcı rol üstlenebilir. Makul bir düzeyde belirlenecek bir yurttaşlık gelirinin toplumun tutunamayanlarına nefes aldıracağı ve sosyal barışa katkı sağlayacağına kesin gözle bakabiliriz. Açlık… Hepimiz az çok açlığın ne demek olduğunu biliriz. […]

Hepimiz kendimize “ev” edindiğimiz dilde ifade ederiz duygularımızı. Anadilimizde görürüz rüyalarımızı ve anadilimizde ağlar, güler, isyan eder, haykırır, neşeleniriz. Anadilimizde âşık olur, ayrılıkların ardından anadille gözyaşı dökeriz. Dil, benliğimizin mabedidir. Bir dilin kaybıysa, o dile bağlı binlerce kültürel kodun yitirilmesi anlamına gelir. Yeni nesillerin anadillerini sahiplenmesi, ancak devletin ve sivil toplumun bu konuda sahada siyaset-üstü […]

Şiddetin her türlüsü ile, şiddetler arasında bir hiyerarşi kurmaksızın, kadının “insan” olma hakkını önemseyen, amasız, fakatsız bir mücadele şart. Toplumsal tepkilerin ve farkındalığın şekillendirilmesi ancak toplumsal normlardaki deformasyonun gözler önüne serilmesiyle, flört, sevgi, aşk gibi kavramların içinin medeni şekilde yeniden doldurulmasıyla olanaklı. Her şey, yağmurlu bir akşamüzeri evinin kapısına bırakılan bir demet gülle başladı. Kan […]

Siyasal ve toplumsal kutuplaşmanın tüm sosyal katmanlara yayıldığı, medyada taraflılık, sansür, otosansür gibi sorunların sürekli arttığı bir ortamda medya ombudsmanlığının yaygınlaşması, aslında sadece medya açısından değil okur ve izleyiciler için de gerekli. Gündem kurşun gibi ağır ve Ahmet Hamdi Tanpınar’a hak verircesine ülke evlatlarına kendisinden başka bir şeyle meşgul olmak imkânı tanımıyor. Demokrasi, hukukun üstünlüğü, […]

Euro, bu zamana dek yaşanan tüm borç krizlerine ve dönemsel türbülanslara karşı direnç gösterdi ve AB’nin birliği ve istikrarına hatırı sayılır bir sembolik ve maddi katkıda bulundu. Dünya çapında dikkatler kripto para sektörüne odaklansa da halen güvenilir bir liman ve dünyanın konvertibilitesi en yüksek para birimlerinden biri olmaya devam ediyor. 1 Ocak 2002 tarihinde 11 […]

Çocukların eğitimlerine devam edebilmesi, aylardır tıp çevrelerinin ve çocuk hakları savunucularının çağrılarına kulak verilerek 5-11 yaş aralığı için acilen aşılama takvimi oluşturulmasına bağlı. Ancak bu konuda yetkili ağızlardan tek bir açıklama yok. Salgın bütün hızıyla ve Delta’dan Omicron’a dek yeni varyantlar eklenerek devam ederken, COVID’li yılların üçüncüsüne adım attığımız şu günlerde hayatlarımızın pandemi öncesi dönemi […]

Normalleşme süreçlerini uzun erimli kılan genellikle siyasi düzeyde karar-alıcıların bu süreçleri devam ettirme taahhüdünde bulunmaları ve normalleşmeyi geçici bir heves olarak değil, uzun soluklu bir bölgesel barış girişimi olarak sürdürmeleri, sağduyulu açıklamalarda bulunmalarıdır. Soğuk bir kış sabahıydı. Kirpiler ısınmak için birbirlerine yaklaştılar. Ama bir süre sonra dikenlerinin birbirlerine battığının ayrımına vardılar ve birbirlerinden uzaklaştılar. Lakin […]

Avrupa Konseyi üyeliğimizi Türkiye’nin Mart ayında bir kararnameyle “Kadına Yönelik Şiddet ve Ev İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi”nden, nam-ı diğer İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesi gibi görece kolay bir süreç olarak düşünmemek gerekiyor. Böyle bir sürecin başlaması, Türkiye’nin Avrupa’nın hukuki sisteminden, medeniyet temelli bir ortaklıktan sert bir kopuşu anlamına gelir. “Ben bilmek […]

2022 yılında AB-Türkiye ilişkileri açısından bir mucize beklememek gerekir. Türkiye ne yazık ki 2000’lerde birbiri ardı sıra çıkan uyum paketlerinde ortaya konan reform iradesini çoktan kaybetmiş durumda. Bir zamanların reform çıpası ne yazık ki artık tüm ışığını, cazibesini ve ağırlığını yitirdi. Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinin 2021 yılında nasıl geliştiğini kısaca tarif etmek gerekirse herhalde “hasar kontrolü” […]

Sitemizde mevzuata uygun biçimde çerez kullanılmaktadır. Bilgi için tıklayınız.