Husiler 7 Ekim’de başlayan Gazze savaşı sonrası İran’ın Kızıldeniz’deki öncü kuvveti olarak hareket ediyor. Uluslararası sivil gemi trafiğini sekteye uğratmanın adı korsanlık ve terör. Ancak bu eylemler Filistin sorununun çözümüne bir katkı sağlamıyor. Filistin sorununu bölgesel bir çatışmaya dönüştürme çabalarının Netanyahu yönetiminin stratejisi olduğunu da hatırlatmakta fayda var.

Kasım’ın ortasından beri Yemen’deki İran destekli Husi hareketi hâkim oldukları Hudeyde Limanı’nı kullanarak Kızıldeniz’den geçen gemilere saldırılar düzenliyor. Peki bu saldırıların Filistin’e bir faydası olur mu? Husilerin bu hamlelerle temel amacı ne? 7 Ekim’den bu yana Ortadoğu zor bir dönemden geçiyor. Gazze savaşının etkilerini ve unsurlarını anlamak için bölgesel politikalara farklı açılardan yaklaşıyoruz ve ‘tünelin […]

Ekonomik olarak Husilerin hâkim olduğu alanlarda oldukça zor geçen Haziran ve Temmuz aylarından sonra, Ağustos başından bu yana Umman’ın başkenti Maskat’ta ve Riyad’da görüşmeler devam ediyor. Peki Riyad, uzlaşı sürecine Yemenli güç odakları arasında bir arabulucu olarak mı, Yemen savaşına dahil bir aktör olarak mı devam edecek? Yemen’in savaş yıllarını ve öncesindeki siyasal ve toplumsal […]

Husiler ve Suudi Arabistan arasında gerçekleşmesi beklenen barış, en azından bir ateşkes süreci doğurup halkın maruz kaldığı şiddeti azaltabilir; fakat Husilerin geri dönülemez şekilde Yemen’in en azından bir kısmını yöneten silahlı bir ideolojik güç haline gelmeleri, toplumun birliğine büyük manada zarar veriyor. İngiliz siyaset insanı Alan Duncan’ın Arap isyanları sonrası Yemen’e dair söylediği sözler, yazı […]

Husiler, Yemen’deki bir bölgeye ait sosyal-dini bir hareketken ülke genelini hedefleyen devlet benzeri bir paramiliter grup haline gelerek ülkedeki sosyal ve siyasi yapıyı derinden etkilediler. Suudi Arabistan’la resmi bir anlaşma yaptıkları takdirde, bölgesel bir ekonomik-askeri ve siyasi güç olarak resmen tanınacaklar. Husilerin Zeydilerin temsilcisi haline geldiği ve silahlı bir militan gruba evrildiği süreç, Yemen’deki savaşın […]

Güney ve Kuzey’in farklı güç gruplarınca idare edilmesi, aşiretler arası çekişmeler, merkezi yönetimin kendini kabul ettirme çabası, Suudi Arabistan’ın müdahaleleri sonucunda Yemen’de karmaşık ve refahın inşa edilmesini imkânsız kılan çıkar çatışmaları oluştu. Bu süreç, 1962 sonrasından Arap Baharı ayaklanmalarına kadar Yemen’i yok olmayan ama zorla ayakta kalan bir siyasi yapı haline getirdi. Bu sorunların arasında […]

Yemen’in acilen ve hızlı adımlarla bir barış sürecine girmesi gerekiyor. Fakat bunun sisteme entegre olmak için siyasi ve askeri mücadele veren Güney ayrılıkçıları, merkezi hükümet, diaspora grupları, Husiler, aşiretler ve diğer azınlıkların dahliyle, çoğulcu bir resimle olmaması, ancak kısa süreli bir ateşkes doğuracaktır. Yemen, 2011’de Arap Baharı’yla başlayan ayaklanmaların ardından barışa ve siyasi istikrara kavuşamadı. […]

Sitemizde mevzuata uygun biçimde çerez kullanılmaktadır. Bilgi için tıklayınız.