Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine karşı Güçlendirmiş Parlamenter Sistemi savunanlar arasında, özellikle “yönetim” ve “birlikte yaşama” normları temelinde asgari müşterekler noktasında belli bir uzlaşma oluşturulmalı. Bu uzlaşma da, müzakere ve tartışma yoluyla sağlanacaktır.  Son dönemde Güçlendirmiş Parlamenter Sistem tartışması hem siyasi hem de kamusal tartışma alanlarında yapılmaya başlandı, hızla yaygınlaştı ve giderek önemli bir gündem maddesi konumuna yükseldi. […]

Yeni ve demokratik bir anayasanın yapması gereken şey, elbette parlâmenter rejimin yeniden tesisinden ibaret değildir. En az onun kadar acil ve hayatî bir ihtiyaç da yargının gerçek anlamda bağımsızlığıdır. Hükûmet sistemi ne olursa olsun, yargının iki siyasal organ karşısında bağımsız olmadığı bir sistemde, ne hukuk devletinden ne de gerçek bir demokrasiden söz edilebilir. 23 Eylül […]

Güçlendirilmiş Parlementer Sisteme geçişten daha önemli olan husus evrensel normlar ile vicdanlarımız arasında kurduğumuz bağ ve hukukun pozitif yönünden ziyade kendisini referans aldığımız alandır.  Yeni Sistem, Yeni Zihniyet   “Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem” tabiri tüm partilerin gündeminde. Başkanlık Sistemi’nde yaşanan olumsuz tecrübelerin ardından halkın bir bölümünün ve sivil toplumun da dahil olduğu kamuoyunda da tartışmaların gün […]

Bugünkü sistemin işleyişine bakıldığında, bunun siyasal kutuplaşmayı arttırdığından, siyasal ve sosyal bölünmeleri derinleştirdiğinden kuşku duyulamaz. Bugünkü görünümü itibarıyla sistem, kazananın her şeyi kazandığı (winner-takes-all), buna karşı kaybedenin de her şeyi kaybettiği bir sistemdir. Bir süredir Cumhur İttifakına dâhil partiler dışındaki bütün siyasal partiler, yürürlükteki hükûmet sistemine alternatif olarak, “güçlendirilmiş parlâmenter sistem”i savunmaktadır. Ancak bu kavramın […]

Şu anda yönetilmekte olduğumuz Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde parlamento neredeyse işlevsiz hale gelmişken, parlamentodan küçük partileri dışlamak istemenin istikrara herhangi bir katkısı olmayacaktır. Muhtemelen bu fikrin mucitleri küçük partilerin başarısız olacağı algısını yaratarak esas seçim olan Cumhurbaşkanlığı seçiminde de bu partileri marjinalize etmeyi hedefliyorlar. Her ne kadar siyasal kurumların insanların davranışlarını biçimlendirdiği ve iyi bir demokrasinin […]

23 Nisan 1920’de kurulan olağanüstü yetkileri haiz Birinci Büyük Millet Meclisi ile bugünkü Meclisin yetkileri arasında ciddi farkların olduğu görülmektedir. 1920 Türkiye’sinde Birinci Meclis, Kurtuluş Savaşı’nın öncüsü; kurulmakta olan yeni devlet düzeninin en üstün gücü, en güçlü aktörü durumundadır. Bugünkü Meclis ise yürütme ve yargının gücü karşısında devlet düzeninin en güçsüz aktörü hâlindedir. 23 Nisan […]

Türkiye’de siyasal topoğrafya sadece yeni partilerin değil, var olan partilerin de hareket alanını kısıtlıyor. Çünkü diğer bir kimliğe ya da başka bir coğrafyaya yapılacak her hamle; eldekilerin kaybedilmesine yol açabiliyor. Ülkemiz, yaygın olarak anılmaya başlandığı adıyla Koronavirüsü günlerinde sadece sağlık sorunları ya da ekonomik sorunlar ile nasıl mücadele edileceğini tartışmıyor, aynı zamanda “karantina sonrası” günlerde […]

Sitemizde mevzuata uygun biçimde çerez kullanılmaktadır. Bilgi için tıklayınız.