Hastalık olgusu; Birinci Dünya Savaşı ve psikanaliz sadece Zeno’nun Bilinci ile Büyülü Dağ romanlarında yansımalarını bulmuyor. Geçen yüzyılın, dahası modernist edebiyatın en ünlü eserinde de aynı örüntüleri görmemiz mümkün. Györg Lukacs Roman Kuramı’nda romanı epikle mukayese eder; iki edebî türün dünyaları arasındaki farka odaklanır. Bunlar hem anlatının üretildiği gerçek, hem de anlatının anlattığı kurmaca dünyadır. Epiğin […]

Hegel’e göre, insan için ilk gerçeklik, kendi kendisidir. Oysa kendi kendisini anlamaya çalışan insan, bir başkasını tanıması ve dışsallaşması gerektiği için bir çelişme ile karşı karşıya kalır. Aynı Faulkner’ın dışarıdaki gerçeklik üzerinden insana yönelmesi gibi. Klasik romanın, şüpheye yer bırakmayan kendine has geleneksel görme biçimleri vardı. Yazarların çoğu, bu var olan gerçekleri anlatmakta bu tarz […]

Klasik çok sezonluk dizilere alternatif olabilecek, izlemesi keyif veren, vaktimizi gereğinden fazla çalmayan, başından sonuna bir yapımı izlemiş olmanın keyfini yaşayacağımız bir mini dizi seçkisine, hiç şüphesiz “ne izlesem?” arayışı olan birçoğumuz kayıtsız kalamayacaktır. Bu bağlamda, adeta uzun bir film tadında, bir hafta sonu tüm bölümleri soluksuz izlenebilecek kalitede 5 mini diziye ne dersiniz? Çok […]

İtalyan Yeni Gerçekçi edebiyatının önemli eserlerinden biri, Pavese’nin Senin Köylerin romanıdır. Pavese, romanında Mussolini’nin kırsal politikasına, burjuvazinin kırsal kesimde tahkim edilmesine gönderme yaparken, Sovyet edebiyatında esinlendiği romanları da hatırlar. Senin Köylerin, Şolohov’un Uyandırılmış Toprak’ıyla biçimsel ve trajik benzerlikler taşır. İtalyan Yeni Gerçekçi edebiyatının önemli eserlerinden biri, Pavese’nin Senin Köylerin romanı. “Paesi Tuoi” şüphesiz “senin köylerin” olarak tercüme […]

Gökhan Özcan’ın ‘öyküleri’, hem kendi kuşağının edebî yönelimlerini kavramamıza katkıda bulunması hem de oldukça tehlikeli bir bölgede, ‘ben’in etrafında olup bitenlere nasıl katlanabildiğini ifade etmesi bakımından değerli. Hikâyeci ve Öykücü Gökhan Özcan, kendisini –ancak- “öykücü” olarak tanımlıyor ve hikâye yazarıyla, öykücü arasında oldukça keskin bir ayrım yapıyor, burada bir kelime tercihinden daha fazlası var. [1] Hikâyeci, Özcan’ın […]

Güney Kore yapımı Parazit, ABD dışından “En İyi Film” Oscar ödülünü kazanarak bir ilki gerçekleştirdi ve tarihe geçti. Peki, Akademi her yıl anlaşılması güç kararlara imza atmaktan çekinmezken, bu yıl işler nasıl ve neden değişti? Akademi Ödülleri (Oscar) son yıllarda eski popülaritesini kaybetmemişti desek yalan olur. Bir grup ihtiyar Akademi üyesinin birtakım eski kafalı fikirleriyle […]

İnsanların çoğunluğu anlaşılmak ister, hatta anlaşılmamak büyük ruhsal çöküntülerin kaynağıdır. Bununla birlikte, anlaşılmamak için çırpınanlar da var. Rus biçimcilerinden Viktor Şklovski, Rusça “ostraneniye” adını verdiği yöntem tekniğinin edebiyattaki kullanımını keşfetti. Algıyı geciktirmek, güçleştirmek amacıyla edebiyatta genellikle yabancı bir dile başvurulur. Yabancı dile başvurunun bir diğer örneği de dindir. Türkçe olimpiyatı yapan bir topluluğun dil konusunda […]

Elia Süleyman’ın geçtiğimiz hafta vizyona giren filmi Burası Cennet Olmalı’nın temel meselesi Filistin. Bir önceki uzun metrajını on yıl önce çeken Elia Süleyman’ın son filminde mizahının ve Filistin’e dair inancının eksildiğini seyirde görmek mümkün; Burası Cennet Olmalı’nın ardından izleyicide biraz daha buruk, hüzünlü bir tat kalıyor. Filistin sineması denilince ilk akla gelen isimlerden birisidir Elia […]

Cem Yılmaz’ın filmlerinde hayatın neresine baksak karşımıza çıkabilecek eksik, aksak, adresini bulamamış, bir baltaya sap olamamış, elini kolunu nereye koyacağını tam bilemeyen ama özünde “iyi niyetli” Türk erkeğinin hikâyesi Kara Komik Filmler 2’de de sürüyor. Komik, zamana ve mekâna göre değişiklikler arz eder ve şüphesiz toplum nezdinde imge gücünün nasıl çalıştığına dair de işaretler barındırır. […]

Türkiye’de alışveriş merkezleri aleyhine sabah akşam yazan bir kesim var. Eğitim ya da adaletin dibe vurması hakkında yazanlar da var ve hepsi haklılar ama bir lise arazisinin devlet tarafından alışveriş merkezi yapılmak üzere bir futbol kulübüne verilmesini kimse yazmadı. Toplumun da birleştiği kötülükler var. Her yaz Türk futbol liginin canlı yayın ihalesinde kriz çıkar, çünkü […]